gerçeklik denilen o gündelik şeyden epeyi uzaklaşmış, adeta eller yüzler yerler mimiklerle dolu bir dünya yaratmış, o dünyada bir gülüyor bir şaşırıyor hayran oluyor heyecanlanıyor tutkuyla yaşıyordu... ama sonra bir ses bir gürültü bir itiş kakış onu bu dünyadan gerisin geriye çekiyor, yeniden kalabalık içinde anlamını kaybetmiş bir nesneye dönüşüyordu...