Kitap gerçekten çok etkileyici ve zor bir kitap. Dostoyevki okurken şunun farkına vardım. Bazen hayata gördüğümüz çoğu kötü şeyi veya kötü olup ta idrak edemediğimiz şeyleri dostoyevki okurken idrak etmeye başladım. Bazı sayfaları suratıma atılmış bir tokat gibiydi. Neden zor diyorum açıklığa kavuşturayım, ben her sayfasında her cümlesinde kendimden veya çevremden bir şeyler gördüm. Az öncede belirttiğim kötü şeylerin bir çoğunu etrafımızdaki insanlardan bizzat görüyoruz, bu aşağılamaları küçük düşürülmeleri bir çoğumuz yaşıyoruz. Bu durumların bazılarını anne babamızda, arkadaşlarımızda, okulda iş yerinde, sokakta ve her yerde görebiliyoruz. Ve hatta bazılarını kendimiz bilerek veya bilmeyerek yapıyoruz. Kahramanın iç dünyasıyla ilişki kurmak çok zor olmadı, bizler de hayatımızda bazı insanlar tarafından ezildik veya birilerini aynı şekilde ezdik. Bizler de çoğu zaman karakter gibi hissediyoruz, yalnızlıktan sıkılıp insan içine karışıyor, sonra insanların hayalimizdeki gibi iyi veya gerçek dost olmadığını görüp tekrar kabuğumuza çekiliyoruz. Hem insanlardan kaçma gereksinimi duyuyoruz hemde onlara ihtiyacımız var yada ihtiyaç duyduğumuzu hissediyoruz. Hepimizin bir hayal dünyası var, orda kendimize bir imaj çiziyoruz. Sonra o çizdiğimiz imajla gerçek hayattaki imajımız tutmayınca hayal kırıklığına uğrayıp kırılıyoruz. Kitap karakterin psikolojisini çok iyi yansıtmış, ayni zamanda kişisel gelişim kitabı da sayılabilir. İlk defa bir kitapla ilgili bir şeyler yazma gereksinimi duydum. İçimden gelenleri yazdım. :)