"Ölümün değdiği kişileri güzelleştirdiği ve meziyetlerini abarttığı söylenir, oysa genelde hayat onlara haksızlık etmiştir daha ziyade. Sofu ve kusursuz tanık ölüm, doğruluğun ve merhametin ışığında her insanda kötülükten çok iyilik olduğunu öğretir bize."
Öte yandan, her birinin mizacı toplumun genel kostüm ve kişilik deposundan seçip ona temelli yakıştırdığı kişilikten zaten çok farklıyken, peşinen algılanan meziyetleri kendisine yüklü bir zıt kusurlar kredisi açarak bir tür muafiyetten yararlanmasını sağladığından, bu kişilikten iyice uzaklaşır.