Televizyon, mutluluktan geberen aile bireylerinin suretiyle dolu bir fotoğraf albümüne benziyordu. ...şen şakrak insanlar, mütemadiyen halay çekip çifte telli oynuyor, evlenmek üzere tanışıyor çocuk
İnsan bir öfke anında arkadaşını; bir buhran dakikasında kendini öldürebildiği gibi, aşk denen hastalığın şiddetlendiği bir sırada da istikbalini, halini, mazisini, her şeyini feda edebilir.
Pusat doktora istihkarla baktı:
Bunları iradesiz, karaktersiz ve zayıf adamlar yapar.
Doktor büsbütün hüzünlenen bakışlarını pencereden ta uzaklara çevirerek cevap verdi:
"En kuvvetli insanların da zayıf anları olur."
Senin herkes dediğin kalabalık içinde cahilleri, hainleri, budalaları bol bol barındıran bir kuru gürültüdür. Çünkü herkes dediğin şey, bir hayvan sürüsüdür.
İnsanlar okunmamış birer kitaptır. En basitleri hakkındaki hükmü bile tamamının okunmasına bırakılmalı. Biraz derince olanların ise, iyice okunduktan sonra üzerinde az veya çok düşünmek lazım.
Hukuk ve ilim. Gülünç yakıştırma... İttifakla idam kararı... Yargıtay bozdu... Bu sefer ittifakla beraat... Aynı suç, aynı sanık, aynı yargıçlar, aynı kanun kitabı ve önce idam, sonra beraat... Bu ne güzel ilim böyle? Sen herhangi bir yılın herhangi bir ayında, yüz derecelik ısıda kaynayan bir suyun, birkaç ay sonra aynı hararette donduğunu işittin mi hiç?