"Huzurunuzu kaçırmaya geldim" diye başlayan bir kitaptan ne beklersiniz?
"Hayat çok tuhaf... Mezarlara çocuklar gömülüyor ve gece yastığa başını koyduğunda, "Hayat" deyip geçebiliyorsun çıldırmamayı başarıp. Bu kelime, dağarcığımızdan çıksaydı tüm insanlık anında delirirdi. Hayat... İyi ki var. Hayat değil, kelimesi iyi ki var."
Felsefe, psikoloji, edebiyat ve siyasetin iç içe geçtiği gerçekten huzurumuzu kaçıran bir kitap. Insanı hayatı, olayları sorgulamaya itiyor. Kafaya inen bir balyoz gibi...
Kod adı Öncü... Bir kazadan sonra toplumdaki yozlaşmaya karşı direnen, adaleti sağlamaya çalışan bir örgüte girer. Masum, Kader, Vasfiye..
Yine altını çize çize okuduğum bir eser. Kaleminiz daim olsun @
"Durmak bir ölüm çeşididir. Yani bir şeylerin değişmeyi durdurduğu huzurlu hayat çürümedir. Ama yok olmamak için çırpınmak, acı ile güçlenmek, çığlık atmak ve hatta can çekişmek, yaşamaktır. Yaşamak için geldik, çürümek için değil."
"Dünyaya, diğer canlılara ve kendimize duyduğumuz bir ölümcül düşmanlık ile yaşıyoruz. Güzel olan, mutluluk olan, iyilik olan her yeri bozuyoruz. Adalete düşmanız, samimiyet ve bağlılığa düşmanız... En hayırlı işimiz, mezara gidişimiz..."
"Çürümüş cağım için yaktığın ağıt, ettiğimdan ve söylediğim şarkı suç ortaksınız değil; ziyan kağıtlar için kesilen ağaçlara benimle birlikte ağladığınızı ve huzurunuzu kaçırmayan kitapları çöpe attığınızı biliyorum. Ali Şeriati’nin dediği gibi huzurunuzu kaçırmaya geldim!"
“Bazen anlam acı verir,bazen de acıya anlam yüklenir ama her ikisi de çürütür.”
“Hepimiz çürüyoruz doktor; kimimiz ölerek , kimimiz yaşayarak çürüyoruz.”