Gene yürümeye başladı. “İnsan olmak… İnsan olmak… İnsan olmak,” diyor, yürüyordu. “İnsan olmak, Kamer Ana, insan olmak… Bak bir ayağım çukurda. En çok, en çok daha on yıl yaşarım. Sonra üfürüverirler, can kuşu kafesten uçar gider. İnsan olmak Kamer Ana, insan olmak. Her işin başı bu. Korkudur insanı alçaltan, insanlıktan çıkaran. Bunu bilirim, bunu söylerim.”
Memed:
“Fakir fıkara nolacak ya?” diye acınarak sordu.
Recep Çavuş:
“Zaten bir şeyleri yoktu. Evleri de olmayıversin ne çıkar. Onların durumunu hiçbir şey değiştiremez. Her zaman oldukları gibidirler.”
Savaşın yıkıcı sonuçlarını en etkili anlatan şey,
yıkık bir köy ya da yakılmış, küle dönmüş ağaçlardan ve parçalanmış
insan cesetlerinden çok, o köylerde aç ve yalnız kalan hayvanların
ölümü anlatan yüzleridir.