Arada bir kendime hayallerin nerede diye sorarım ama başımı sallayıp yıllar ne çabuk geçiyor demekten başka çarem olmaz. Bu kez başka sorular gelir aklıma peki, yılları ne yaptın? Hayatının en iyi yıllarını nereye gömdün? Yaşadın mı yoksa yaşadığını mı sanıyorsun? İçimden bir ses yükselir bak, çevrende her şey gittikce soğuyor. Bir kaç yıl daha geçsin koyu bir yalnızlıkla birlikte bastonuna dayanmış titreyen bir yaşlılıkla karşı-karşıya geleceksin. Ondan sonra da umutsuzluk, keder, bezginlik. Bir gün gelip hayal dünyan yerle bir olacak. Hayallerin sarı yapraklar gibi bir-bir dökülecek. Ah, Nastenka, o zaman hem yalnız, yapayalnız kaldığım, hem de acınacak bir şeyim olmadığı için dövüneceğim. Çünkü yitirdiklerimin hepsi kocaman bir sıfır değerindeki hayallerden başkası olmayacak.