Sevgili Murat Menteş'in kitaplarını okudukça aklıma Leyla ile Mecnun (L&M) dizisi gelir. Bu ikisinin tek ortak noktası absürt komedi olmasından başka bir şey değildir.
Şahsen, herkesin güldüğü şeylere gülmektense, çoğunluğun gülmediği şeylere gülmek beni çok daha mutlu eder. Çünkü gülmeyenlerle aynı bakış açısında olmadığım için mutlu olurum. Bu da kendimi daha özel hissetmemi sağlar. L&M dizisini ve Murat Menteş'in kitaplarını da herkes sevseydi ben bu kadar mutlu olmazdım. Dolayısıyla herkes sevmesin lütfen. Nasıl ki Leyla ile Mecnun dizisini herkes izlemiyorsa bu kitabı da herkes okumasın.
Buraya kadar yazdıklarımın ana fikir şu ki:
L&M'ciler bu kitabı sevecektir.
Absürt komedi sevmeyenler ise Murat Menteş'in değil bu kitabını, hiç bir kitabını sevmezler.
Yazarın ise kendine özgü bir üslubu, tarzı var. Karakterlerine verdiği isimler üzerine bile ayrı düşünülebilir. Özellikle kelime oyunlarını çok ustalıkla yazıyor ve beklenmedik yerlerde güldürebiliyor. Hikayelerinin nereye vardığı değil, nerelerden geçtiği daha önemli olan bir tarzı var. Yani; her yazılana takılmadan, detaylara bakmadan gülmeye bakacaksın.
Antika Titanik'e gelirsek: Hikaye, yer yer akıcılığını kaybetse de genel olarak güzel bir romandı diyebilirim. Yazarın üslubu, bu kitabında daha da savruk. Her zaman olduğu gibi kelime oyunlarıyla dolu cümleler içeren, ince esprilerle dolu, yer yer güldüren, yer yer düşündüren klasikleşmiş bir Murat Menteş romanı.
Bana sorarsanız, “Ruhi Mücerret” ve “Korkma Ben Varım” kitaplarının biraz gerisinde kalmış diyebilirim.
Herkesin okumaması dileğiyle...