İhtisas alanım oldun Muazzez. Dosya dosya dizdim seni hayatımın raflarına. Bendeki bilgi ananda babanda yok, sen kendini bilemezsin benim seni bildiğim kadar Muazzez. Söylemek istemezdim ama, yakın çevrem başka biri konusunda ısrarlı. Fakat sen giderken kalbimin Misak-ı Milli sınırlarını çizdin de gittin Muazzez. Kalbim sadece Muazzez’indir ve kat’a parçalanamaz. Bundan sonra istikbalimi Muazzez belirleyecektir. Yokluğunla gelen kapitülasyonlar aynen devam.
Alınan bu kararlar ışığında kartografyaya sardım, yokluğunun haritasını çıkarttım. Kuzeyde, güneyde, doğuda batıda tüm sınırlar senle başlıyor, senle bitiyor Muazzez. İtalya nasıl çizmeyse, kalbim de kuş bakışı bakınca dudakların işte. İyi ki bitmiş Muazzez, bitmeseydi kalbim, ben hayatta kalamayacaktım. Şimdi öyleyim diye, öyle kendi kendine kan pompalayacak mı bak. Garibim; hayatta kalmak için, bana rağmen bağımsızlığını ilan etme peşinde.
Sahi Muazzez; sensizliğin yüz ölçümü ne?