İnsan kafası öyle bir şeydir ki, içinden güzel şeyler de akar, pis şeylerde. Tıpkı damak suyu gibi… İnsan burnundan su gelir ama kirli, gözlerinden de su gelir ama tuzlu, lakin damaktan akan öyle tatlıdır ki, yiyeceklere lezzet katar. Şimdi biz de damak suyu gibi olalım ki, her iş lezzetli olsun! 
Allah nasip etmişse kurt kuzuya döner, nasip değilse kuzu kurda döner. Suyun akarına gitmek bazen iyidir. Acı su, kirli su, tatlı su ayrı ayrı akar. Siz hiç bu üç suyun yan yana aktığını gördünüz mü?
Her kulun kendi haline bakması lazım… En büyük düşman kendi nefsimizdir, başkalarında suçu aramamalı… Kulun kendini bilmesi demek; kendisi ile yüzleşmesi, eğrilerini düzeltmesi, ömrünü bu meşguliyetle geçirmesi demektir. Başkasının ne yaptığı, ne söylediği, nasıl yaşadığı ile ugrasmak, şeytanın tuzaklarından biridir. Çünkü başkalarıyla ugrasirken kendini unutursun, hatalarına kör olur görmezsin, düzeltme imkanın olmaz. Sonunda mezardaki ses gibi yaşayanlara gıpta eder durursun!