Dilan ÇekîK

Dilan ÇekîK
@Dilan_dc
Denginiz değilim efendim... •π Alıntılar kitabın yorum kısmında
Bir zamanlar, Çin'de bir adam o kadar aç ve bitkin düşmüştü ki, dayanamayıp bir armut çaldı. Adamı yakalayıp cezalandırılmak üzere İmparator'un karşısına çıkardılar. Hırsız imparatoru görünce ona şöyle dedi: “Değerli efendim, çok açtım, dayanamadım çaldım ve yedim. Beni affetmeniz için yalvarıyorum. Eğer affedersiniz size paha biçilemez bir armağanım olacak…” İmparator dudak büker: “Senin gibi birinde paha biçilemez ne olabilir ki?” Hırsız, avucunun içindeki armut çekirdeğini uzatır ve: “Bu çekirdeği ekerseniz bir gün içinde altın meyveler veren bir ağacın yeşerdiğini göreceksiniz!" İmparator kahkaha atarak: “Ek o zaman, altın meyveleri görünce affederim seni” dedi. Yoksul adam: “Haşmetlim bu tohumu ben ekemem çünkü ben bir hırsızım. Bu tohumu ancak, ömründe hiç çalmamış, başkalarına hiç haksızlık yapmamış, yalan söylememiş biri ekebilir. Tohum o zaman gücünü gösterir, aksi takdirde onu ekeni zehirler, tarif edilemez acılarla öldürür. Sultanım, bu tohumu ancak siz ekebilirsiniz...” İmparator irkildi, suratını astı, bir süre düşündü, sonra hırçın bir sesle: “Ben İmparatorum bahçıvan değil, o tohumu başbakana ver eksin de altın meyveleri görelim” dedi. Yoksul adam, tohumu başbakana uzatınca başbakan telaşe içerisinde imparatora dönüp itiraz etti. “Ben ekim biçim işlerinde çok beceriksizim efendim, sihirli tohumu ziyan ederim. Bence bu tohumu hazinedar başı eksin…” Hazinedar başı da hemen bir bahane buldu ve bu görevi başkasına devretti. Orada bulunan herkes birer birer sudan sebeplerle tohum ekme görevinden kaçındılar… Sonra İmparator, doğan sessizliğin içerisinde bir süre düşündü. Başı önünde başbakana, hazinedara ve bütün görevlilere dik dik baktı ve: “Hadi bakalım bu hırsız bahçıvana tohumun nasıl altın meyve verdiğini hep birlikte gösterip sevindirelim”
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Psikoloji der ki; Sürekli incitilen insanlar,zamanla duygularını göstermekten çekinirler. Kendilerini üzüntüden korumak için, duygularını bastırır, dışa vurmadan yaşamaya devam ederler! Zamanla duygularına yabancılaşırlar. "Ne hissediyorsun?" sorusuna verecek cevap bulamazlar!.🍃🌸
Balıkçıya seslendi, “Satılık neyin var?” “Sana ruhumu satayım,” diye cevap verdi. “Yalvarırım al ruhumu, ben artık ondan bıktım!”...🍃🌸
Sigara içen insanlara iyi bakın.Küllerinde yıkılmış umutları gerçekleşememiş hayalleri ve yanlış insanlara verilen değerleri göreceksiniz...🍃🌸
Annem küçük yaşta evlenmiş. Henüz ne iyi yemek yapabiliyor ne elinden dikiş nakış işi geliyor. Bir gün babaannem annemin önüne içini yıkayıp açtığı yorganları yığmış, kılıfları da koymuş, "komşuya gidiyorum kızım, ben gelene kadar dik bunları" demiş. Annem başlamış dikmeye ama gücü yetmiyor, iğne geçmiyor yorgandan. Hem ağlıyor hem dikmeye çalışıyor ama bir türlü olmuyor. Ya iğneyi eline batırıyor ağlıyor, ya dikemediğinden babaanneme ne söyleyeceğim diye ağlıyor, sürekli ağlıyor... O sırada babam öğle yemeğine eve gelmiş. Annemi öyle ağlar görünce almış eline iğne ipliği başlamış yorganları dikmeye. Bir, iki, üç derken hepsini dikmiş kaldırmış köşeye. Sonra yemeğini yiyip gitmiş, babaanneme de hiçbir şey söylememiş. Babaannem geldiğinde yorganları hazır bulmuş. Hayatı paylaşmaktır EŞ olmak. Elinden tutmak, omuz vermek, gönlünü almak, değerli olduğunu hissettirmek, kıyamamak, destek olmaktır naifçe. 🌸Yol yormuyorsa eğer, yoldaşındandır..." 🍃