Peck, Erich Fromm’u yankılanarak sevgiyi “kişinin kendinin veya bir başkasının tinsel gelişimini beslemek amacıyla benliğini genişletme iradesi”olarak tanımlar ve açıklayarak devam eder: “Sevgi, sevgi ne yaparsa odur. Sevgi bir irade edimidir yani hem bir niyettir hem de bir edim. İrade aynı zamanda seçimi işaret eder. Sevmek zorunda değiliz. Sevmeyi tercih ederiz.
Gerçek sevgi, gerçek aşk, ihtiyaçların anında giderildiği bir duygusal alan değildir. Gerçek sevgi tatmak için zaman ve bağlılık gerekir. John Wellwood‘un Journey of the Heart: The Path of Conscious Love’da hatırlattığı üzere, “Aşkın bizi kurtaracağını, bütün sorunlarımızı çözeceğini veya sabit bir mutluluk ve güvenlik hali sunacağını düşünmek, sevginin gerçek gücünü-ki bu, bizi dönüştürme gücüdür-sarsarak bizi fantezi dünyasında mahsur bırakır.