İnsan bazen evden kaçmak ister. Bu evde kimin yaşadığı ya da yaşamadığı ne yaşandığı ya da yaşanmadığı önemli değildir. Bazen sadece kaçmak için kaçmak ister. Kaçtığında daha mutlu olacak mıdır bilinmez. Belki de yıllar sonra başka bir evden kaçmak isterken geçmişte kaçtığı eve dönmenin yollarını arar. Tabi bazen de bir gece de yaşadığı evin darmadığın olduğuna şahit olur insan .Bu hissi, depremi hayatımın belli dönemlerinde farklı evler için deneyimlediğim için mi bilmem kitapla fazla özdeşleştiğimi hissettim. Tabi bir de bunlara ek olarak kitabı okurken politika, ekonomi, toplum sorunları ve sosyoekonomik düzeyler evlerimizi nasıl etkiliyor bunları düşünme fırsatım oldu. Bazen evdeki bireylerle aynı düşünceleri paylaşmamamız, hatta bazen aynı evde çok farklı hayatlar yaşamamız, söylenen yalanlar, yapılan tartışmalar ya da konuşmaktan kaçındığımız konularla dolu günler geçiyor. Farklı insanlarla farklı evlerde yaşamak bazen çok keyifli bazen de tahammül sınırlarımızı yok eden anlar yaşamamıza neden oluyor. Kimse gerçekten farklı evlerde ne hayatlar yaşandığını tam olarak bilemiyor. Karşımızdaki insan en yakınımız bile olsa çoğunlukla evinde ne yaşıyor, var olduğu evde yaşamaktan ne kadar keyif alıyor ya da ne kadar zorlanıyor ve acı çekiyor hiçbirimiz bilemiyoruz. Özetle bu kitap kısa kısa bu konulara değiniyor ve bizi bu konularda düşünmeye itiyor diyebilirim (En azından benim için böyle oldu). Okuması keyifli, akıcı ve konular kişiyi sıkmadan bunaltmadan ilerliyor. Bu konularda benim gibi uzun uzun düşünen ya da düşünmek isteyen biriyseniz okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar.