Aşk sadece bir gözleri ahuya zebun olmak demek değildir kârî. Aşk inanmak demktir, aşk hayal etmektir, bir maksat uğrunda candan vazgeçmektir, bir mefkûreye can telini bağlayı vermektir. İnandıkların uğruna canını vermektir. Varlığına bir delil aramak değildir aşk ve aşıklar bir delil aramazlar ki onlar sebepsiz iman ederler.
Ve anlıyorum ki biz aşkı yitirdiğimizden, Batı'nın şehvetine aldanıp da kendi aşk sırrımızı tükettiğimizden, akıl için gönlümüzü terk ettiğimizden böyle ölü gibi yaşıyoruz. Daha sarih söyleyeyim; sadece nefes alıyoruz.
"Kırılsan da kırmayacaksın" diye yazıyor kitabın orta yerinde. Lakin bilmiyor ki kırık bir görlü taşımak ne kadar zordur! Biz gönlü kırılmış olanlarız kârî. Biz kendi şiirini bir başkaca lisanla terennüm edenler, bir başkasının gözüyle alemi görenleriz. Gönlünü bir yabancının bedeninde saklayanlarız. Ne biz yazdık okuduklarımızı, ne de dinlediklerimizi söyleyebildik. Biz gönlü kırılmış olanlarız. Biz biliriz bu derdin efkarını. Zira gönlü bilmeyenler kırın bir gönlü taşımanın elemini de bilemezler