İnsanın kendisinin bilmesi gereken şeyi bir yabancı ifşa edemez. Bilinmesi gereken, bütün bunların neren yaşandığı. Ve iki insan arasındaki sınırın nerede olduğu. İhanet sınırının. Bunu bilmek gerek. Ve bir de, bütün bunlarda benim suçum neydi?
O gün bir şeyler nihayet benimle konuşmaya başlamış, bir şeyler yaşanmış, hayat dile gelmişti. Böyle anlarda dikkat kesilmek gerek, diye düşünüyorum kendi kendime. Çünkü böyle günlerde hayatın tuhaf işaret dili her yerden bizimle konuşur, her şey dikkatimizi çeker, her şey işaret ve semboldür, sadece bunları anlamak gerek. Günün birinde bir şeyler olgunlaşır ve kelimelere dönüşür. Kendi kendime böyle düşünüyorum. Ve birden, bu kitabın da bir işaret ve cevap olduğunu anlıyorum.
Evet, sözler geri dönüyor. Her şey geri dönüyor; seyler ve sözler bir çember halinde dönüyor, bazen bütün dünyayı dönüyor ve sonra çıkış noktalarına vararak çemberi kapatıyor” diyor soğukkanlılıkla.