Mektepte diğer çocuklarla beraber yere bağdaş kurup oturuyor, öğrenmekte olduğumuz Arapça harfleri kucağımızdaki kâğıda en güzel şekilde yazmaya çalışıyorduk.
Selanik'te Rum, hatta Bulgar arkadaşlarım vardı, onların gittikleri okullarda böyle yerde oturulmuyordu. Kucakta yazı yazmak madem bu kadar zordu, niye biz de Hıristiyan çocukların kendi okullarında yaptıkları gibi sıralarda oturup yazmıyor, iki büklüm oluyorduk? Bir akşam evde bu soruyu babama sordum. Azar işiteceğimi umarken, babam bana hak verdi. Sanırım bu babamla ilk fikrî dayanışmamızdı...
Ah annem! Hafız olursam, cennette yerimin hazır olacağından o kadar emin ki sanki bana hamileyken Allah'la arasında bir anlaşma yapmış da doğacak çocuğu erkek olur ve hayatta kalırsa, o çocuğu Allah yoluna yönlendireceğine dair yemin etmiş.