Entrikaya olan ilgisizliğime rağmen öylesine başladığım ama elimden bırakamadığım bir kitap oldu. Akıcı anlatımı ve olayları aktarış şekline gerçekten bayıldım. Her ne kadar mükemmelce kurgulansa da anlatılanların avrupanın o zamanki ahlak anlayışını yansıttığı aşikar ve kadının gördüğü değersizlik muamelesi karşısında bir kez daha dehşete düştüm. Akıl almaz aile yapıları ise kolektivist toplum yapısına bir kez daha iyiki dedirtti. Karakterleri adım adım anlamamızı sağlayan yazılış tarzı da gerçekten hoşuma giden detaylar arasında. Kitabın en sevdiğim yanıysa dış dünyadan tamamen kopmanızı sağlamayı başaran sürükleyiciliği, uzun süredir kitap okurken onlarca sayfa hangi ara bitmiş hissini yaşayamayan biri olarak telefon bildirimlerini bile duymadan kitabın 3te 1ini tek oturuşta okuduğumu farkettim. Biraz tadı damağımda kalsın istediğim için serinin devamını okumayı şimdilik düşünmüyorum ama Boleyn Kızı elinize geçerse okumadan bırakmayın derim ben.