İstanbul istanbul'du işte. Zalim, tehlikeli, ama bir o kadar da güzel. Profesörün söylediği gibi: 'O hep sana ihanet eder ama sen yine de onu sevmeye devam edersin.'
Sadece profesyonel askerlere değil, vatani görevi için silahaltına alınanlara da düşünmekten daha önemlisinin itaat etmek olduğunu öğretiyordu. Adımları kadar sözleri, selamlaşmaları, düşünceleri de birbirleriyle aynı olan insanlar yetiştirmekti amaç. bu durumda, insanların özellikleri birbiriyle aynı olacağı için, herkese ancak omuzlardaki ve kollardaki işaret kadar değer veriliyordu. Bu makineye bir taraftan insan giriyor, öteki taraftan asker çıkıyordu.
...seninle ay ışığı altında yalnızca dolaşmayı o kadar istiyorum ki... " Gözlerimi kapattığım zaman senin hayalini görüyorum..." diyorsun. Ah Aliye, ben gözlerim açıkken bile hep seni görüyorum.