"Dünyanın üzerinde yeşermiş hayat biçimini kendisine yapılmış bir hakaret olarak görüyordu. İnsanların elleri ve terleri ile inşa ettikleri hayattan iğreniyordu."
"Zargana on iki yaşından beri birçok değişik karaktere bürünerek sürdürmüştü hayatını. Çünkü içinin bir karbon kağıdı kadar boş olduğunu ve doğarken bedeninin yanında bir de ruh verilmediğini biliyordu."
"İnsanları anlamak zor değil. Hepsinin de doğum izleri gibi karakter izleri var sağlarında sollarında. Biraz dikkatli bakmak yeter. Haritalara benzerler. Ölçeklerinin nerede yazıldığını bulana kadar korurlar esrarlarını."