Bana distopya dışında bir şeyler okutabilen çok az yazar var. Onlardan biri de keşfedilmemiş bir hazine olduğunu düşündüğüm Oktay Volkan Alkaya. İlk kitabı bir distopyaydı zaten bu şekilde tanıştım
Kediler Cennete Gider 'i okumaya başladım. Kitabın arka kapağında şöyle bir not var: "Bu kitabın gelirleri sokak hayvanlarının ihtiyaçları için bağışlanmaktadır." Kendimi daha iyi hissedemezdim sanırım...
Yani bu kitabı beğendim mi beğenmedim mi tam anlamıyla bir şey diyemeyeceğim. Distopya ve Fantastik birbirine yaklaştığı zaman aslında genelde ortaya saçmalık çıkar. Kitap o saçmalık çizgisine doğru gitmiş ama saçmalık olmuş da diyemiyorum. Çok arada kalmış bir kitap. Öncelikle yazar "kitapta aşk da olsun ama neresine sokalım acaba bunu?" diye çok düşünmüş ve sonuç olarak aşk kitabın konusuna sonradan yamanmış bir parça gibi durmuş. Yani kitapta geçen aşk konu akışı bakımından işlevsel değildi. Kitapta çok fazla "Karanlık" kelimesi kullanılıyor bu da bir başka irite edici durum. Her şey karanlık. Bir yazar bir kelimeye bu kadar abanmamalı bence. Rus mitolojisinin üstüne kurulmuş bir almetni var kitabın ve açıkçası Rus mitolojisine ilginiz yoksa ki benim yok, size çok da bir şey vermiyor. Ama kötü kitap mı değil. Bilemedim kaç puan vereceğimi 6 verdim.
Gölge ve KemikLeigh Bardugo · Novella Dinamik Yayınları · 20187,4bin okunma