Sessizliğin içeriye gitmeyi sağladığını, yalnızca dışarıdaki yaşamla ilgilenmeyenlere gerektiğini onun anlayabileceğini sanmıyorum, çünkü onun içi dışarısı kadar, sokak kadar kaotik ve gürültülüdür.
Aslında bizler varolmayana inanmak üzere programlanmışız, çünkü bizler acı çekmek isteyen canlılarız. Bu nedenle, tüm gücümüzü, bu çabaya değer şeyler olduğuna ve bu nedenle yaşamın bir anlam taşıdığına ikna olmak için harcıyoruz.
Aynaya bakmaktan korkanlarsa kendileri hakkında düşünmekten kaçınırlar. Göreceklerinden öylesine korkarlar ki, yaşamaya ancak kendileri üzerinde düşünmemek suretiyle katlanabilirler.
Vakit geçtikçe yaşadıkça hayatı, kalan hayatı daha yavaş yaşamak istiyor insan. Dolduramadığı yılların acısını daha çok hissediyor ve iyiymiş gibi yapma enerjisi tükeniyor. Çünkü hayat mutluymuş gibi yapmak için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyuyor artık ve sen yaşadığın her yıl için daha fazla enerji tüketmek ve tükenmek zorunda kalıyorsun.