Aynaya bakmaktan korkanlarsa kendileri hakkında düşünmekten kaçınırlar. Göreceklerinden öylesine korkarlar ki, yaşamaya ancak kendileri üzerinde düşünmemek suretiyle katlanabilirler.
Vakit geçtikçe yaşadıkça hayatı, kalan hayatı daha yavaş yaşamak istiyor insan. Dolduramadığı yılların acısını daha çok hissediyor ve iyiymiş gibi yapma enerjisi tükeniyor. Çünkü hayat mutluymuş gibi yapmak için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyuyor artık ve sen yaşadığın her yıl için daha fazla enerji tüketmek ve tükenmek zorunda kalıyorsun.
Değişim, yıkarak yapmaktır. Geçmişte mevcut ve geçerli olanların ortadan kalkması veya geçersizleşmesiyle gerçekleşir. Bunun anlamı, dünyanın her gün tabula rasa’dan hareketle yeniden kurulduğu demek değil. Aksine, yeni daima eski üzerinde kurulur, ama onu aşındıra aşındıra, deforme ede ede, başka bir şey kıla kıla, çarpıtarak… Eski hiç ölmez, ama o denli çarptırılmış, o denli başkalaştırılmıştır ki, eskiliğini sadece uzmanlar fark edebilir.
Özetle tasarım, mimarlık yarışması katılımcılarına verilen programlarda olduğu gibi, işlevsel ve boyutsal talepleri sıralayıp, onları içeren mekanları yine işlevsel bağlantı gerekleri doğrultusunda bir araya getirilerek yapılmıyor.
Mimarlık öğrenimiyse mimarlık meslek alanına benzemez bile. Okul mimarlık yaşamını temsil etmez. Neredeyse hiçbir okul pratiği okul-dışı yaşamda kullanılmaz. Mimarlık mesleğini öğrenmek için mimarlık yapmak dışında seçenek yoktur.