Ama benim hakkımda yanılıyorsun. Bir bilseydin, sakin ve soğukkanlı olmanın ne kadar zor olduğunu. Bir bilseydin, dışarıya karşı dingin kalabilmek için içeride ne kadar zorlu bir mücadele vermek gerektiğini.
Dinle bak, yine dedikodu yapıyor ikisi. Çok gevezeler. Fırat şikayet ediyor, diyor ki: ‘Neden bu kadar huzursuzsun, Diclem? Herkesi ve kendini yoruyorsun. Bu bitmeyen Öfken neden?
…
Dicle diyor ki,”Neden soruyorsun Fırat’ım? Açıklasam bile anlayamazsın ki. Sana ruh,dinginliği ile bahsedilmiş. Ben senin gibi değilim. Ben olmak çok zor.Sürekli kavga etmek zorunda olmak çok zor.
En kara gökyüzünde tepede ışıldayan bir yıldız, en derin gecede pırıl pırıl yanan bir mum vardır. Asla umutsuzluğa kapılma. Her zaman en yakın yaşam kaynağını aramalısın. 
Narin, her insanın içinden iki güçlü akarsuyun geçtiğini biliyordu: iyi ve kötü. Hangi yolu sectigimiz -kalbimiz, ruhumuz ve zihnimizle - kim olduğumuzu belirliyordu nihayetinde. Bazı insanlar, en umutsuz durumlarda bile başka bir insanı incitmemek için ellerinden geleni yaparken bazıları da sanki bir sineği kovalıyormuş gibi bir rahatlıkla acı çektirebiliyorlardı başkalarına.