Elle tutulur ne varsa uçup gider, kutsal olan her şey ayaklar altına alınır ve sonunda insanoğlu aklını başına toplayıp yaşamının gerçek koşulları ve kendi türüyle olan ilişkileriyle yüz yüze gelmek zorunda kalır.
Bu arada, pazarlar durmadan büyümüş, talep durmadan artmış, artık manifaktür bile yetersiz
kalmaya başlamıştır. İşte o zaman, buhar ve makine, sanayi üretiminde devrim yapmış,
manifaktürün yerini dev, modern sanayi almış, sanayici orta sınıf da yerini sanayi milyonerlerine, dev sanayi ordularının komutanlarına, modern burjuvalara bırakmıştır.
İşte üç yıldır, en küçük bir haberini bile alamadan Dunya'sız yaşıyorum. Ölü mü, diri mi, Tanrı bilir artık. Her şey olur. Rastgele bir çapkının baştan çıkarıp bir süre oyalandıktan sonra fırlatıp attığı ne ilk ne de son kızdır o. Petersburg'ta yığınla var bu gencecik ahmaklardan. Bugün atlaslar, kadifeler içindeler. Yarın bakarsın bir meyhane serserisiyle birlikte sokaklarda sürtüyor. Kimi zaman Dunya'nın da böyle bir felakete uğramış olabileceğini düşünüyorum da, elimde olmaksızın günaha giriyor, o duruma düşmektense ölmüş olmasını diliyorum.