Bir başım olsaydı, hiçbir şey düşünmezdim.. Diyen bir kazak konuşuyor kitapta sömürgeciliğin milliyetçiliklikten üstün geldiğini ve ideolojik düşünceni yok sayıp nasıl kapitalist sistemin bir parçası olduğunu anlatıyor kazak.. kitabı okurken her ne kadar kafamda sürekli ismi geçen markalara simens, coca-cola başta olmak üzere telif vermişmidir sorusu geçse de bu düşünceleri savmaya çalışarak okudum.. Beypazarının meşhur angora keçilerinin (tiftik keçileri) nasıl ingiliz heyeti tarafından kaçırıldığı II. Abdülhamid tarafından bu keçilerin yurtdışına satış yasağı getirmesine rağmen yapılması bu değerli keçilerin korunmasına yetmemiş kaçırılıp havasına uyum sağlayan Alplere , Avusturya ya götürülüp çoğaltılmışlar.. Üstelik strese girdikleri ve telef oldukları için devlet erkanınca incelemeye götürülecekken rüşvet ağının kurbanı olup 50 adedi de böylelikle yurtdışına.. gönderilmiş ve o meşhur keçilerin kalanları girdikleri stres yüzünden telef olmasına neden olmuş.. Bu kitabı okumasaydım bu bilgiyle karşılaşır mıydım bilmem ama Beypazarlı 5inci sınıftan mezun olan Fatoş'un eğitim hayatındaki dayakçı ve rüşvetçi geleneği gözler önüne sermesi ve mezun olduğu gün öğretmenine Nasrettin Hoca yı sevmediği için attığı tokatın karşılığını vermesi.. okuyarak güncel kalabileceğini kitaplardaki eski bilgilerin değişmiş olabileceği gerçeğiyle Aral gölünün eski göl olmadığı ve pamuk tarlalarının fazla sulanması nedeniyle kuruduğu bilgisiyle yüzleştiriyor sizi...