! profil resmi
28 okur puanı
21 Haz 2017 tarihinde katıldı.
  • ! tekrar paylaştı.
    “İnsan için en zor şey, her gün insan kalmaktır.”
    ~Cengiz Aytmatov~

    Ne güzel eserler bıraktın bize. Sen bir köprüydün. Kültürel bir köprü

    Vefatının 10. Yılı Allah rahmet eylesin mekânın cennet olsun büyük usta.
  • ! tekrar paylaştı.
    Herkesten özür dileyerek bir şeyi açıklamak istiyorum. Şu anda gerçekten insanlıktan utanıyorum.
    Binbir hevesle yapmaya çalıştığımız o güzelim kütüphane bazı "Şerefsizler" tarafından yıkılmış...

    Ben Karamandayım kardeşim de Trabzondan yönetiyordu bu işleri ve o daha çok uğraşıyordu. Olayı çok bilmiyorum ama kütüphane ortadan kalkmış malesef.

    İnsan olmayan kişilerle beraber yaşıyoruz. Hepsinden gerçekten de tiksiniyorum! Kitabın olduğu yerde böyle kötülüğü nasıl yapabilirler nasıl?

    Hepinizden tekrardan özür diliyorum Kütüphanemizin yıkıldığı için.
    Hepinizin yolladığı kitaplar başka kütüphanelere dağıtılacaktır.

    Tekrardan çok özür dilerim güzel bir şey yapmak istedik ama nasip değilmiş...

    Olay için: https://twitter.com/.../1009739032685895681
  • "Ne yapıyorsun? Son sayfayı okuma."
    "Ben hep ilk önce son sayfayı okurum," dedi Sonja kafasını kaldırmadan.
    "Ama bu,kitabı mahveder. Bütün hikaye son sayfada çözülecek."
  • Küstürmeyin insanları hayata.
    Sonra her şeyden vazgeçiyorlar,
    Yaşamaktan güzel olan her şeyden.
    Bir odada yalnızlığı, bir dağ başında kalmayı,
    bir adada mahsur kalmayı.
    Nerede bir yalnızlık varsa onu istiyorlar.
    Küstürmeyin işte bazı insanları...!

    Nazım Hikmet RAN
  • ! tekrar paylaştı.
    "Herkes 'sürüye' katıldığından ötürü güven içerisinde, ...sınırları 'iyice' çizilmiş bir yaşam."

    Kafka'nın (1920-23) Jonouch'la konuşması


    Öncelikle Dönüşüm, sayfa sayısının azlığına, üslubunun görünüşteki yalınlığına karşılık deyim yerindeyse öyle kolay yutulur lokma değil.

    Kolay yutulur lokma olmamasına rağmen neden bu kadar çok okunduğuna gelirsek; Ahmet Cemal bu konu da kitabın sayfa sayısının azlığını, kitabın ince olmasından dolayı çok okunuyor denilmesine karşı çıkıyor. Bu çok okunmayı başka bir olgu da aramak gerektiğini bununda eserin 20.yüzyılın başlarında kalema alındığı yıllarda toplumların  artık 'insan' kavramının niteliği konusunda arayışa girmelerinin eserin çok okunmasına neden olduğunu belirtiyor.

    Evet katılabilirim ama insanın niteliği bağlamında kitabı okuyan kesim o yıllarda Avrupa toplumları idi. Günümüz de bence çok okunması sayfa sayısının azlığı gibi geliyor insanlar bir oturuşta okuyup bitirebilecekleri eserleri hele ki bir de bu çok okunanlardansa  hemen aradan çıkarma gibi bir  eğilimle okuyorlar.

    Kaldı ki çok okunmasına rağmen bu kadar simgelerin yoğun olduğu ve Kafka'nın eserlerinde oluşturduğu iki dünyayı da

    -Günlük yaşam ve
    -Doğaüstü kaygının dünyası

    dikkate alırsak eğer eser Kafka'ya değilde başka birine aitmiş gibi simgelere takılmadan düz okuyup ilk anlamıyla eseri anlamlandıranlar bu klasiği çok 'basit' görüp 'abartıldığını' bile düşünebiliyor.

    Oysa Dönüşüm Ahmet Cemal'inde belirttiği gibi kolay yutulur lokma değil.
    Kolay yuttuğunu düşünenler sadece
    Günlük yaşam penceresinden bakıp anladıklarını sanabilirler.(ki bu da yanlıştır diyemem.)
    Kafka'nın farklı bakış açıları ile 2 kez okunulmasını bazı yazarlar tavsiye ediyorlar. Yoksa sıradan bir uzun hikâye gibi görebilirsiniz.

    Öykü 'sürüden' (Toplum) ayrılmaya başlayan
    Gregor Samsa'nın böcek metaforu üzerinden :
    - Aile yapısı ve
    - Toplumsal yapıyı ayrıntılı olarak eleştirmektedir. Bu eleştiriler nesnel bir boyuttadır.

    ===============Spoiler=================

    Gregor Samsa'nın böcek olarak uyanması ile başlayan öykü böcek olarak uyanmasına çok şaşırmayan Gregor'un işe gitmek için kurduğu alarmı duymadığının farkına varması yani insanın toplumsal bakımdan 'kullanım talimatlarına' uymadığını fark etmesiyle bir telaşa kapılması ve işe gidememesi üzerine ailesinin tepkisi ve müdürünün eve gelmesiyle bu 'uyanış' sürecine verilen tepkiler ile devam ediyor ve Gregor'un ölümüyle sonlanıyor.

    "Biraz daha uyusam ve bütün bu saçmalıkları unutsam nasıl olur."

    Uyuma fikri şüphesiz ki Gregor için bir fiziksel süreç değildir. Çünkü Gregor artık aile ve toplumun baskıcı yapısına karşı 'başkaldırmıştır.'
    Gerçek bilinç yerine geldiği için uyumanın ona fayda vermeyeceği gün gibi ortadır zaten Kafka'nın onu yeniden uyutmasını beklemiyoruz.

    Müdür bey:" Hiç iş yapılamayacak bir mevsim yoktur, Bay Samsa asla da olmamalıdır."

    Onu böcek olarak gören müdürünün kabullenemeyişi ve yüzüne bile bakmadan sırt dönüp gitmesi toplumsal işleyişi aksatan insanların bahanelerinin dinlenmeyeceğini gerek duyulmadığını gösteriyor.

    Müdür giderken Gregor'un kız kardeşi evde olsaydı eğer:
    "kız kardeşi evin kapısını kapatır ve holde Müdür Bey'in  korkusunu yatıştırırdı." diye düşünmesi bunun nasıl bir yatıştırma olacağını söylememe gerek yok sanırım toplumda belirli bir mevki anlamda üstünlüğü olanların diğer bireylere nasıl baktığını görebiliriz.

    Simgelere de göz atmak gerekirse
    Gregor'un odasında asılı bulunan

    Kadın resmi: Ailesine bakma sorumluluğu ve iş baskısı yüzünden özel hayatının olmamasını yani cinsel bastırılmışlığı gösteriyor o resmi almaya çalıştıklarında karşı konulamaz bir şekilde resmi saklamaya, vermemeye çalışmasıda bastırdığı duygunun ne denli güçlü olduğunu gösteriyor bize.

    Merdiven: İçinde bulunduğu durumdan kurtulmanın zorluğunu labirent şeklinde belirtilmiş.

    Ve 4 5 kez 'pencere' vurgusu yapılmış bu da hapsedilmişliği yani özgürlüğü pencere ile simgelemiş. "Pencereden bakmanın iç dünyasında filizlendirdiği özgürlük duygusunu anımsamasıydı." (Can Sayfa 49)

    Gregor odasına girdiği zaman karanlık dışarı çıktığı zamansa aydınlık olarak görsteriliyor.
    Gregor hayattayken odasının çok karanlık ama öldükten hemen sonra aydınlanması ailenin ve toplumun 'uyanışı' yani başkaldırmayı kabul etmemesini tam tersi şeklinde gösteriyor.

    17 yaşında olan 'işsiz' kız kardeşinin ilk başta ona sahip çıkması sonra da evden gönderilmesini istemesi ise kız kardeşinin işe başlaması yani sürüye katılıp toplumun parçası haline gelip sistemin kölesi olduktan sonra evden kovma fikrini benimsemiştir.

    "acaba küçükhanım yanımıza gelip çalmak istemezler mi, çünkü bu oda çok rahat?
    Baba, sanki kemanı çalan kendisiymiş gibi: Rica ederim memnuniyetle diye karşılık verdi."

    Aile yapısı içinde bireyin fikirlerinin önemsenmediğini karar verme kısmının aileye bırakılmasını eleştirmiştir.

    Doktor çağırılması ve doktorun geldiğine dair bir bilgi verilmemesi ise hiçkimsenin bu uyanışı anlayamayacağını Gregor'un iç konuşması ile anlıyoruz.


    Eklemek istediğim o kadar çok şey var ki kısa tutmak için atladım hep ona rağmen uzun oldu.
    Güncelliğini sürekli koruyacak bir eser her okudunduğunda farklı ayrıntılara denk gelinebilir. Kütüphanenizde bulunulmasını tavsiye ederim. Sisifos Söyleni'nden sonra okunması anlaşılması için daha iyi olabilir.
  • İşin aslı,hiç kimse onu farketmemişti.
  • ! tekrar paylaştı.
    Bırakalım her şey kendi kendine düzene girsin. Yavaş yavaş soyunalım. Bir şey kaybetmek korkusuyla yaşamayalım. Ne olacak endişesine kapılmayalım. Bırakalım zaman her şeyi halletsin. Bu söz bize korkunç gelmesin. Aynı ırmağa bir kere daha girelim. Acele etme, çay kendi kendine demlenir... Günlük yaşantıların küçük koşuşmaları içinde bunalmayalım, nefes nefese kalmayalım. İnsan kendini kaybediyor sonra.
  • Fakat ya şimdi bütün bu huzur, bütün bu rahatlık ve memnuniyet korkunç bir şekilde sona erecek olursa?
28 okur puanı
21 Haz 2017 tarihinde katıldı.