DUA'nın Kapak Resmi
DUA tekrar paylaştı. 5 saat önce

DUA SANA TEŞEKKÜR EDERIM. BIR YARIM KALMIŞLIĞA...
NEDEN TÜRKÂN, ÇÜNKÜ TÜRKÂN...

Vakti zamanında, bir genç varmış. Lise bire ilk gittiği gün, heyecanını cebinde taşırcasına bakıyormuş etrafa, sıralara. Sıralarda sıra ha. Kendinden önceki abilerinin aşk şiirleriyle, bir taraftan girip bir taraftan çıkan kalpleriyle dolu sıralar. Sonra bir kız girmiş sınıfa, kim varsa orda kapıya bakmış, hoca bile elinde tebeşirle oha demiş af dileyerek. Sonra tekrar cosinus ların kasvetiyle bir yandan sınıfı boğup bir yandan da en ön sıraya oturan kıza bakıyormuş. Kız mütevaziliğinden hafif tebessüm le karşılamış kendisine bakanları ve hocayı. En son tebeşiri bırakıp dayanamamış hoca.
"Kızım Türkan Şoray senin neyin oluyor, "
Kızda yine güzelce gülümseyip., " Annem hamileyken onun resimlerine çok bakarmış galiba hep oyle diyorlar ama annem öyle bişey yok diyor " demiş.
Aylar geçtikçe bizim hafif serseri genç bu kızın kitaplara olan merakından kitaplara yönelmiş. Kavga dili hariç kelime bilmeyen genç, tesadüf eseri Beckett a rastlamış ve o kız da bundan çok etkilenmiş. Şiirler okumaya başlamış Sonra, sınıfta herkes anlamış tabi mevzuyu. Değindirmeler, laf sokmalar ikisinin de sivilceli yüzlerini utançtan kızartmış. Bizim genç bir şiir yazmış ona, ve sonuna şöyle bir not eklemiş acemice
" Bu dünyada seni görmüş kadar şansızım,
Çünkü hiç bir zaman bilinçli olarak benimle bakmayacaksın Van gölüne ve ben de seninle birlikte göle bakmak nasıldır bilmeyeceğim. İnşallah kurur o göl". Edebiyatı bu kadarına yetmiş ama kız kağıdı alınca cevap olarak bir not düşmüş o gencin coğrafya kitabının 117. Sayfasına. " Göle değil, göğe ve bana bak, ben eksiğim biraz, çünkü herkesçe güzelim, bu dünyanın en büyük şansızlığı. Güzel görme güzel sev. Bende Sana "
Diye bir notmuş. Genç korkudan açamamış onun kitabına bir şeyler yazdığını görmesine rağmen. Okula yeni gelen Edebiyatçı da Türkân kıza garip garip bakmış, o her baktığında bizim genç boğazını temizlemiş, hoca oğlum git su iç deyince, sen git iç demiş. " Bi insan bu kadar nasıl benzer Türkan Şoray' a deyince genci bir öksürme alır, hoca durumu anlayınca gülmüş " Tamam oğlum kızma sen de Kadir İnanırsın " demiş.
Haftalar sonra içi içini yiyen genç bir yandan göl kenarına gidip uzaklara bakar olmuş, ( İsmail abiyi bu yüzden seviyor o )
Sonra eve koşmuş beklediği vakitlerden birinde kitabı karıştırmış. Tek tek bakmış tüm sayfalara 117. Sayfaya gelince Van gölü ile ilgili bilgi yer alan metnin üstünde titrekçe yazılmış notu görmüş. İnanamadığı için sınıfa girince bi kaç kez bakmış, sonra "Bende Sana" demiş ve dersten kaçıp göle gitmiş. Oturmuş aynı yerine. Bir süre sonra omzunda bir el hissetmiş, insan hissi bir varlık ki o omzunun artık tüm Tatvan da kutsal sayılması gerektiğine karar vermiş. Elini nereye bırakacağını bilmediği için, öylece kalakalmış başını birkez daha çevirince, elinde kendisi kadar titrek bir el hissetmiş. Türkan Kız " Gölün en uzak kısımını kim gòrüyorsa o en çok seviyordur tamam mı " demiş. Aşkın Ölçülemeyecek bir kavram olduğunu sonradan bu günü hatırlayınca anlamış. O adam dünyanın en mutlu insanı olmuş 3 sene boyunca ve o Türkan kız...

Sevgili DUA sana nasıl teşekkür edeyim bilmiyorum inan kitabı bu akşam aldım ve ciğerim söküldü sandım. Hayatın bir şekilde benden aldığı Türkan a ilk defa bu kadar çok yaklaştım. Hayatımın en güzel hediyesidir belki de. Ben almaya cesaret edememiştim. İyiki varsın güzel insan. İyi ki varsın....
Kusura bakma keşke güzel bir şeyler söyleyebilseydim sana ama mazur gör..
Herşey için sağol.... (Türkan Şoray imzalı Türkân Şoray kitabı hediye edildi bana bu teşekkür DUA ya )

DUA, Deli Kızın Türküsü'ü inceledi.
 17 saat önce · 10/10 puan

Aylar önce Gülten Akın incelemelerimde kitap linkleri beraber vermiştim. Linkler hala incelemelerde aktiftir. Okumak isteyenlere selam ederim.

Toplu Şiirler 1 için https://yadi.sk/i/rWwfDNtf3QpF43

Toplu Şiirler 2 için https://yadi.sk/i/Rk4yi7Vn3QpF6x


Gülten Akın'ı neden okumalıyız diye sorarsanız eğer cevap basit çünkü o Türk şiirinin anasıdır. Gülten Akın bir kadındır. Ve kadın olmak şiirde bile zordur. Şiirde bile ikinci sınıf vatandaşsındır.

Evet kimsenin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya demiş. Bu ince şeyler kadınların işidir. Erkekler önem vermez. Analık, özlem, toplum, coğrafya. Acıyı umudu çocuklar ve doğayla harmanlanmış.

Aşk elbette vardır Gülten Akın şiirinde ama erkekler gibi değil. İnce ince işliyor aşkı kadın haliyle nazikçe.

Şimdi kavramların ve cümle rüzgârların dışında
Durdum bekliyorum, gelme

Daha fazla terk edilmiş, daha fazla platonik ve kendi halinde aşklar. Senin unutmuşluğunu affetmeyeceğim diyerek giden sevgilinin arkasından kendi dünyasını özetlemiş ve bizlere unutanları affetmememiz gerektiğini tekrar hatırlatmış.

Deli kızın türküsü şiirlerinin tamamına kitapta yer vermemelerini esefle kınıyorum. Benim gibi bir deli kızın yüreğine işlemiştir. Neyse ki en güzeli 3 numarayı almışlar.

Sana büyük caddelerin birinde rastlasam
Elimi uzatsam tutsam götürsem
Gözlerine baksam gözlerine konuşmasak
Anlasan

Bu Allahsız bu yağmur işlemez karanlıkta
Yan garipliğine yürek yan
Gitti giden

Sezen ablamızın yerini tutmasa bile yeni hali güzel
https://www.youtube.com/watch?v=BOeyUgki9oE

DUA, Sevda Sözleri'ni inceledi.
 20 saat önce · 9/10 puan

‘’Çok şükür büyük şair değilim. Ama, bir sır söyleyeyim mi kulağına: Cins şairim ben’’

Türk edebiyatının usta ve cins şairlerinden biri. Cemal Süreya Az kelimeyle çok şey anlatmayı bilen biri.

‘’Daha nen olayım isterdin.
Onursuzunum senin’’

İşte burada benim istediğim şeyi az ve öz şekilde yazmış ise benim için olay bitmiştir.

Bazı hemcinslerime Nazım Hikmet şiirlerini sevdiğimi söylediğimde ama nasıl olur o karısını aldatmış sonra onu bile aldatmış derler. Yani sorsan tek bir Nazım Hikmet şiiri bilmezler. Karısını aldatmış ise şiirini sevmemeliyiz mi!!

Şair bu istediğini yazar. Okuyup okumamak bizim inisiyatifimizdedir. Nazım Hikmet belki eşlerini aldatarak şiir yazabiliyordur. Veya Cemal Süreya Kadın bedeniyle ilhama kavuşuyordur.

Cemal Süreya erotik şiir yazıyor evet. Ancak sadece Cemal Süreya yazmış diyemeyiz. Ve de bütün şiirleri erotik değildir. Bana göre Cemal Süreya daha çok yalnızlığını anlatıyor şiirlerinde.

Bazı şiirler

İlhan Berk
Ağzın, o alev, ağzımda
Sevgilim, sevişelim

Refik Durbaş
Memelerin ağzımda
Ballı badem salkımı

Necati Cumalı
Bereketli göğüslerin
Dudakların aşkla ıslak

Karacaoğlan Karanlık Kalbimin Çırası Kızlar kitabının ilk sayfasında Karacaoğlanın erotik şiirleri diye yazmışlar. Koskoca Karacaoğlan bu yani. 144 sayfanın tamamı erotik şiirlerden oluşuyor. Sadece erkeklere özgü bir durum değil. Kadın şair bilmediğim için ekleyemedim.

Bu isimler bizim şairlerimiz. Bir çoğu erotizmi kullanır. Romanlarda da bu durum mevcut. Sanatın çoğu alanında bu durumla karşılaşırız. Özellikle heykelde ve resimde. Şiir konusunda bazıları bu durumu daha estetik bir biçimde işlerken bazıları rahatsız edici derecede kullanır. Olsa daha mı iyi olma sa daha mı iyi bilemem. Herkesin kendi tercihi. Ben kimseye Cemal Süreya'nın en beğendiğim şiiri AŞK şiiridir diyemiyorum mesela. Aşk şiirinde olmasa iyi olurdu. Ben aşk şiirini ilk okuduğumda erotik bir şey yoktu sanırım sansürlenmiş hali çıkmıştı karşıma. Kitapta gerçeğini görünce şaşırmıştım ama sevgiden kolay vazgeçilmiyor.

Cemal Süreya biraz daha açık bir tavır sergiler. Üstü kapalı şiirleri de mevcut elbette mesela ‘’Elma’’ şiiri. O elma bildiğimiz elma değildir. Şairimiz bir kelime oyunu oynamıştır.

Ben severim kendisini devamlı açar okurum. Naber diyenlere "Hayat kısa kuşlar uçuyor" derim hep. Pirinçten taş çıkınca hepsini çöpe atmıyoruz. Çok titiz olanlar atabilir. Kim olursa olsun
beğenmediğim şiirleri atlar geçerim. Şairi beğenen beğenmeyen herkese sevgiler.

DUA, bir alıntı ekledi.
Dün 01:27 · 9/10 puan

Kimse bilmesin benden başka
Nerede nasıl niye öldüğümü

Ecel, hiç arkadaşım olmadı çünkü

Bağışla Ziyanımı, Refik Durbaş (Sayfa 94)Bağışla Ziyanımı, Refik Durbaş (Sayfa 94)
DUA, bir alıntı ekledi.
18 Nis 21:11

Bir gün sana gene yollarda rastlasam,
Birlikte kır kahvelerine gitsek,
Konuşmasak

Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi 2, Memet Fuat (Sayfa 812 - Cevat Çapan)Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi 2, Memet Fuat (Sayfa 812 - Cevat Çapan)
DUA, Pervane'yi inceledi.
 17 Nis 16:22 · 9/10 puan

Ne desem nasıl başlasam şimdi bilemiyorum. Elbette Şükrü Erbaş'ı kötülemek değil amacım ancak okumadığım son bir şiir kitabı kalmış iken içlerinde en içime sinmeyen kitabı oldu. İçime sindi sinmesine ama daha çok etkileyen, insanı kendinden alıp götüren kitapları var Şükrü Erbaş'ın. Bu sebeple insan her zaman beklentiyi yüksek tutmamıza neden oluyor.

Benim okurken içinde bulunduğum duygu psikolojisinden mi kaynaklı yoksa Şükrü Erbaş'ın yazarken içinde bulunduğu duygu psikolojisinden mi kaynaklı bilemedim. Şiirlerden çok yazılarını beğendim. Şiirlerde çok güzel ama sanırım altın portakallı Bağbozumu Şarkıları kitabının üstüne hafif kaldı bana göre çünkü o bir Şükrü Erbaş daha mükemmellerini yazmış birisi. Peşpeşe aşırı derecede Şükrü Erbaş okumak iyi olmuyor son kitabı Yaşıyoruz Sessizce ye ara vermek en iyisi sanırım.

DUA, bir alıntı ekledi.
 17 Nis 00:25 · İnceledi · 10/10 puan

'''Aşıklar da
Yıldızlar da
Ayrılmak zorunda birbirlerinden.''

Bağbozumu Şarkıları, Şükrü Erbaş (Sayfa 49 - Kırmızı Kedi Yayınları, Nisan 2018, 15. Baskı, ISBN: 9786055340384, Sertifika No: 13252, Yayın Yönetmeni: Enis Batur)Bağbozumu Şarkıları, Şükrü Erbaş (Sayfa 49 - Kırmızı Kedi Yayınları, Nisan 2018, 15. Baskı, ISBN: 9786055340384, Sertifika No: 13252, Yayın Yönetmeni: Enis Batur)
DUA, Bağbozumu Şarkıları'ı inceledi.
16 Nis 18:59 · 10/10 puan

Yeryüzünde acıya, aşka ve ayrılığa dair son bir şiir yazılacaksa eğer bu şiiri kesinlikle Şükrü Erbaş yazmalı.
Uzun uzun paragraflar kurmaya hiç gerek görmüyorum.

DUA, bir alıntı ekledi.
16 Nis 00:01 · Puan vermedi

Sildim pişmanlığı payıma düşen hayattan..

Bütün Şiirleri 3, Şükrü Erbaş (Kırmızı Kedi Yayınları)Bütün Şiirleri 3, Şükrü Erbaş (Kırmızı Kedi Yayınları)

DÜNYA KİTAP HEDİYE ETME GÜNÜNE ÖZEL TOPLAM 117 KİTAP HEDİYE
Sizler için sağdan soldan topladım birazı kendi kitaplarımdan. Kitap listesinden isim seçip yazmanız yeterli. Ben karar veremediğim için ve de tarafsızlık adına seçimleri bir abimiz yapacak.
HEDİYE GÜNÜ BİTTİ. 35 KİŞİYE VE AYRICA 3 KİŞİYE DAHA KİTAP GÖNDERECEĞİM. PTT MEMURLARI BENİ AFFETSİN :((

DUA, bir alıntı ekledi.
 15 Nis 01:00 · Puan vermedi

Ben gidip hayal kuracağım.
Siz oturup gerçeğinizi sevin...

Bütün Şiirleri 3, Şükrü Erbaş (Kırmızı Kedi Yayınları)Bütün Şiirleri 3, Şükrü Erbaş (Kırmızı Kedi Yayınları)
DUA, Gelecek Günlerin Şarabı'ı inceledi.
 14 Nis 18:10 · Puan vermedi

Tuğrul Tanyol iyi bir şair. Şiirin ne olduğunu bilen bir şair. Şiirlerinde farklı bir dil var. Klasik saf bir acı, iç yakan bir aşk yok. Dinsellik ve derinlik var şiirlerde. Çok güncel mısralar kurmuş.

Gizli bir yas, kapalı nedenler. Şiirle duyguları yüceltmiş. Kent odaklı, kültürlü şiirler. Ahmet Hamdi Tanpınar şiirlerinin günümüzdeki karşılığı olabilecek şiirler.

Yarın için notlar bölümünde Gezi Parkı, Soma, Ermenek, Nükleer Santral gibi 2013 2014 yılı ülke gündemindeki olaylar üzerine kurulu şiirler var. Son bölüm en beğendiğim kısım oldu.

2016 Attila İlhan ve Metin Altıok şiir ödüllerinin sahibi olur kendisi.

DUA, bir alıntı ekledi.
13 Nis 23:00 · İnceledi · Puan vermedi

Dokunmak gözle başlar
Sonra söz girer araya

Gelecek Günlerin Şarabı, Tuğrul Tanyol (Sayfa 22 - Kırmızı Pisi Yayınları)Gelecek Günlerin Şarabı, Tuğrul Tanyol (Sayfa 22 - Kırmızı Pisi Yayınları)
DUA, bir alıntı ekledi.
13 Nis 03:11 · İnceledi · 10/10 puan

Sahi! Kaç şehir var aramızda?

Uçuruma Düşen Nehir, Oya Uysal (Sayfa 55 - Can Yayınları)Uçuruma Düşen Nehir, Oya Uysal (Sayfa 55 - Can Yayınları)
DUA, Dokuza Kadar On'u inceledi.
 12 Nis 21:53 · Puan vermedi

"Ben şiir beğenirim. Şairlerle ayrıca bir ilişkim varsa, bu onların insanlıklarıyla ilgilidir.''

Şairimizin insanlığı ile ilgili kısa bir yaşanmış hikaye

Bir gün Özdemir Asaf matbaadan çıkıp Karaköy’e gitmek için bindiği taksinin şoförü sorar:
“Neğeye biğadeğ?” der şoför. Meğer şoför de Özdemir Asaf gibi R’leri okuyamazmış. Utancından “Kağaköy” diyemez, “Eminönü” der. Eminönü’nden iner. Oradan Karaköy’e kadar yürür.

"Her insanın bir öyküsü vardır ama her insanın bir şiiri yoktur."

Asıl adı Halit Özdemir Arun olan şairimiz Özdemir Asaf'ın kendine özgü bir şiir tarzı vardır. Çoğunluğu kısa ve anlamı basit gibi gözüküyor olsa da insanı düşündürmeye sevk ediyor. Derin manalar içeren dizelerle bazen kelime oyunu oynamış bize. Anlık olarak ne hissediyorsa onları hemencecik şiire dönüştürmüş gibi. Ne istediğini anlatmak için öyle uzun uzun şiirler yazmaya gerek olmadığını, verilecek mesajın iki dizeyle anlatılabileceğini kanıtlamış.

Bkz: "Çekil ordan ayı göremiyorum."

Yalın bir dille yazdığı şiirleri, şiir seven, sevmeyen herkesin rahatlıkla anlayabileceği şekildedir. Çünkü sözcüklerinde benzetme yoktur. Her şey gerçek anlamıyla sunulmuştur. Kelime oyunları kullandığı şiirlerinde bile gerçek anlamlara yer vermesi onun farklılığını ortaya koyuyor.

Ezberimde olan bir şiiri

Dün sabaha karşı kendimle konuştum.
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum.
Yokuşun başında bir düşman vardı.
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum.

DUA, Siyah Saten Bir Gecelik'i inceledi.
 12 Nis 00:39 · 10/10 puan

Oya Uysal kim biliyor musunuz?
Kankam °° Vaveyla °° ile bir espri sonucu keşfettiğimiz şair olur kendisi. Evet hiç uysal olmayan geyik muhabbetimizde güldük eğlendik ama şimdi çok fazla pişmanız.

Şairimiz manyak gülüşlerimize inat bizi neredeyse ağlatacaktı. O derece etkilendik. İddiamızın ben tarafını sonuçlandıran incelememi nihayet paylaşabildim. Kaybeden olmadı ama çok anlamlı şiirler kazandık.

Gecenin sabaha ulaştığı saatlerde okudum kendisini. Beni bekleyen hüzünlerimi bir sandığa gizleyip, gitmeyen iç sıkıntımı yanıma alıp yürümeye başladım ve yaklaştım kitabın kalbine.

Mısraları seyrettim birer birer. Oyanın aşkı benim aşkım, onun pişmanlıkları benim pişmanlığım oldu. Ruhunu ruhumda hissettim. Kederlerini sahiplendim. Acıdım, üzüldüm, dertlendim.

Sonrasında ben de çoğaltarak sevdiğim kişilere selam gönderdim. Umarım değmişsinizdir bu büyüklüğe...

En Küçük Asker Bizim Asker
Kuzenim 9 aylıkken kan kanser olmuştu. Hastanede tek göz odada naylon poşetlere sarılı yataklarda büyüdü. Pek dışarı çıkamadı. Doğum günlerini çok severdi. Tek eğlencesiydi. Her ay bir doğum günü kutlanırdı ona.

Paylaşılan videolarında 18 yaşına girdim diyerek sevincini paylaşırdı maskesinin altından ama biz cok üzülürdük. Seneleri kısıtlı olduğu için her ay bir yaş büyüyorsun demişlerdi ve inanmıştı. 2 sene sonra askere gideceğim diye müjde veriyordu. Asker kıyafeti hazırdı.

Onu 6 yaşına giremeden, askere gönderemeden kaybettik. Şimdi 2 yıl geçti. Bugün doğum günü. Aslında 8 yaşında değil kendi bildiği inandığı gibi 20 yaşında. Şimdi seni askere uğurlayalım Egemen. Şehitlerimize selam söyle.

DUA, Uçuruma Düşen Nehir'i inceledi.
 10 Nis 22:03 · 10/10 puan

Konu düşünceleri yazmak olunca insan bir sürü şey yazabiliyor ancak konu duygu yazmak olunca işte orada duraksıyor insan. Duyguları bastırmak, onları açığa vurmaktan zordur. Hele duygularının farkında olmak ve de duyguları ilmek ilmek kağıda işlemek...

Bir şair ki; çırılçıplak soyunmuş tüm duygularını. Göz yaşı olup süzülmüş sayfalardan acılar. Sözcükleri sınırlandırmamış, dökmüş ortaya benliğinden geçenleri. Ay ışığı, gece ve rüzgar eşlik etmiş saf hüzünlerine.

Karman çorman bir yalnızlık yaşayan insanlara bazen bir yazma isteği gelir ve kalemin mürekkebinden hep bir kişi damlar kağıda ve yayılır engin olur. İşte Oya Uysal sizin yerinize o kişiyi yazmıştır şiirlerinde. Size sadece okumak düşer.

DUA, bir alıntı ekledi.
10 Nis 13:10

Ve insanlar da ağaçlar kadar yağmura arzuludur.

Toplu Şiirler, İlhan Berk (Sayfa 32 - Yapı Kredi Yayınları)Toplu Şiirler, İlhan Berk (Sayfa 32 - Yapı Kredi Yayınları)
DUA, Bütün Şiirleri 2'i inceledi.
 09 Nis 17:26 · 10/10 puan

Bütün Şiirleri 2

1994 Bütün Mevsimler Güz
1995 Dicle Üstü Ay Bulanık
1996 Kül Uzun Sürer
1999 Derin Kesik
isimli kitaplardan oluşuyor.

Şükrü Erbaş'ın kendi kulvarında çıraklıktan kalfalığa geçiş dönemi yazdığı şiirler. Birinci kitaba göre şiirlerin türü biraz farklılık göstermiş. Özellikle Dicle kısmı tamamen siyasi odaklı şiirler.

Ah o kitabın orta kısmı yok mu? Bütün Ömür Hanım yazan kısımları silip kendi adımı yazmak istedim. Çok kıskandım evet. Ancak aşk değil acının tarif ediliş biçimiydi kıskandığım.

Dünya üzerinde daha çok ezilen insan türü olan kadına ve çocuğa dair elemlerin şiirsel bir dışa vurumu. Canlanıveriyor adeta mısralar. Elinden tutup uzaklara götürüyor okuyanı. Güneşli dünyanızı anında bulutlar sarıveriyor. Hüznü bile sevdiriyor. Duygu selinde boğulmak istiyor ve kopamıyor insan. Ölüm ve aşk yine kol geziyor. Buram buram yakan şiirler.

DUA, bir alıntı ekledi.
09 Nis 00:29 · 9/10 puan

Çocukluğum babamla büyüdü
Ruhum rüzgarla
Kalbim kederle

Bağışla Ziyanımı, Refik Durbaş (Sayfa 13)Bağışla Ziyanımı, Refik Durbaş (Sayfa 13)
DUA, bir alıntı ekledi.
07 Nis 16:56 · İnceledi · 10/10 puan

Şimdi ben bunca şiiri
Yazdım da ayrılıklar mı bitti

Şimdi ben bunca şiiri
Yazdım da ülke mi düzeldi

Bütün Şiirleri 2, Şükrü Erbaş (Sayfa 43)Bütün Şiirleri 2, Şükrü Erbaş (Sayfa 43)

Bu Bir Dramdır
Kuzenim
- Ayda en az iki kitap okumayan adamla hayatta evlenmem dedi.

Öbür kuzenimin eşi
- Ben ömrüm boyunca toplam iki kitap okumadım üç çocuk babasıyım. Sen evde kaldın. Boşuna bekleme.

DUA, bir alıntı ekledi.
06 Nis 02:47 · İnceledi · 10/10 puan

Az da olsa payım
Yaşamayı sevdim.
Bu büyük bağışı
Bir gün elbet ben de
Ömrümle öderim…

Bütün Şiirleri 2, Şükrü Erbaş (Sayfa 22)Bütün Şiirleri 2, Şükrü Erbaş (Sayfa 22)
DUA, Tarihi Hoşça Kal Lokantası'ı inceledi.
 06 Nis 00:35 · 10/10 puan

Kitap kapağında yazdığı gibiydi hayat. Kaybetmek elbette bizim işimizdi. Yıllar geçip giderken hayatımızdan, bir şeyleri peşinde sürükledi. Neler kaybettik durduk ömrümüzden. Geri döndürmedik.

Yazarın okuduğum ilk kitabı ve yine adıma imzalıydı. Kitabımızda çok tatlı, naif, yer yer hüzünlü, sizi geçmişe götürecek, çok samimi hikayeler mevcut. Her bir hikayeden kendinizden ve geçmişinizden bir şeylerin tanıdık gelmesi çok mümkün. Okudukça eskileri hatırladım geçmişe gittim. Anılar canlanıverdi gözümde film gibi izledim.

Harbiye teyzemiz vardı mahallemizde. ''Babam harbe gittiği gün doğdum. O yüzden adımı Harbiye koydular'' demişti. Çok yaşlıydı. Belki sadece bana öyle gelirdi. Hep balkonda oturur etrafı seyreder, örgüsünü örerdi. Bende karşı balkondan onu seyrederdim. Seyrettiğimi fark edince gülerdi. Gel tatlı yaptım beraber yiyelim derdi. Balkonda karşılıklı oturur, hiç bilmediğim hikayelerini anlatırken sadece bir tabak getirdiği tatlısını yerdim. Kendisi yemezdi. ''Bana yasak sen hepsini bitir'' derdi. Anlattığı her hikayesinden ''sen sakın büyüyünce böyle yapma'' diyerek her gün bir nasihat verirdi.

Aşağı sarkıttığı sepetini görür görmez yarış ederdik çocuklarla. Genelde büyük kağıt parayla sadece bir ekmek aldırtırdı ve para üstü hep bize kalırdı. Bazen bir ekmek için dört kişi giderdik bakkala. Dört kişi ekmeğin ucundan kenarından tutarak yeni doğmuş bir bebek hassaslığında bırakırdık ekmeği Harbiye teyzenin sepetine. Kalan para 10 çocuğa bile yeterdi.

Ara sıra lüks bir otomobil yanaşırdı binaya. Oğlu valilikte çalışıyormuş. Büyük adammış derlerdi onun için. Halbuki babamdan bile kısaydı neden büyük adam diyorlardı anlamazdım. Bir gece pencereden bakarken yine o lüks otomobil yanaştı. Ardından bir koşuşturmaca başladı. Bende fırladım sokağa. Kapısı kalabalıktı, kimseyi içeri almıyorlardı. Ben küçük olduğum için içeri girdiğimi fark etmediler. Doktorlar Harbiye teyzenin büyük adam olan oğluna "Kaybettik" dedi. Kaybettik. Harbiye teyzeyi o gece kaybetmiştim.

Bir hafta içinde evi boşalttılar. Kamyona yüklediler her şeyini. Türk filmlerinde gördüğüm o değişik telefon bile gidiyordu. Artık balkondan onu seyredemeyecektim. Bana, kupon biriktirip kitap alabilmem için verdiği gazeteleri kaybetmiştim. Yaptığı tatlılarını ve dinlemekten keyif aldığım hikayelerini kaybetmiştim. Harbiye teyzeyi kaybetmiştim. Unutmuştum bile. Hatırlamama vesile olduğu için Cenk'e teşekkür ederim.

DUA, Veda Divanı'ı inceledi.
 02 Nis 12:29 · 9/10 puan

Veda Divanı ile Ahmet Telli ye veda edelim.

Toplu şiirler kitabı olduğu için her bölümü tek tek okuyup inceleme yazmak istiyordum. Ancak şairin bazı kitaplarında biraz kendini tekrarladığını düşündüğüm için inceleme olarak kendimi tekrarlamak istemediğim için son 3 bölüme aynı şeyleri yazmak istemedim.

Su Çürüdü #25088555

Çocuksun Sen #28145591

Belki Yine Gelirim #28579032

Yangın Yılları #28571227

Barbar ve Şehla #28545976

Nida #28493069

Bakışın Senin #28469239

Toplu şiirler kitabında yer alan diğer kitaplar ise
Saklı Kalan
Hüznün İsyan Olur
Dövüşen Anlatsın

Diğer şiir kitabı olan Kalbim Unut Bu Şiiri bu kitapta yer almıyor. Çünkü seçme şiirler. Başlangıç için bu kitap ideal.

Genel olarak Ahmet Telli şiirlerinde aşk dostluk, hüzün ve zaman zaman ideolojik konular vardı. Şiirlerin çoğunluğunu çok güzel oluşturmuş. İnsanda bir çekim gücü oluşuyor. Benliğinize işlememesi olanaksız.

Ahmet Telli sevdiğimi gören değerli insan CNK bana bu kitabı aldığını, imzalı olarak göndereceğini söyledi. Yapma etme desem de kitap geldi. Hem de çok şahane bir şekilde imzalı. Mutluluğumu hala kelimelerle anlatamıyorum. Kendisine tekrar teşekkür ediyorum.

DUA, Belki Yine Gelirim'i inceledi.
 02 Nis 08:53 · 10/10 puan

Veda Divanı 5. bölüm ile bildigim özlediğim Ahmet Telliye tekrar kavuştum. Sevdaya, aşk acısına, terkedilmişliğe doydum. Öyle kararlı ve başı bozuk bir halde kendimden geçtim.

Kalbimde unutmak istediğim şiirlerimle kısa bir yolculuğa çıkmak istedim. Belki yine gelirim diyerek vuruldum yollara. Yüreğimin kıyısına demir atmış minicik sandala bindim. Geceydi ve yukarıdan ay bana el sallıyordu. Çektim küreklerimi acılar denizinin sığ sularında. Özlem çırası tutuşturmuştu bedenimi ağır ağır. Bu kaçış bir su misali söndürürdü belki de yüreğimi yakan sevdaları.

Gitmekle kurtulmak mümkün değildi işte. Ateşim içimde okyanuslar kadar büyümüştü. Kendimi sulara attım. Acılar beni boğarken belki de kurtulacağımı düşünüyordum. Gitgide dibe batıyordum. Çırpındım son nefesime kadar çırpındım ve o an bir mesaj sesi işittim. Kendime geldim. Bana ne oldu neredeyim ben diye düşündüm . Hayal kurmaya bile izin vermezler insana.

DUA, Yangın Yılları'ı inceledi.
 01 Nis 22:54 · Puan vermedi

Toplumsal gerçeklilik şairin kaleminden kaçamamış. Şiirler sevda, acı ve hasretin yani sıra ideolojik ve politik bir temayla oluşturulmuş. Şiirlerin yazılma tarihini göz önüne alırsak o dönemde ülkede yaşanılanlarla bir paralellik gösteriyor.

Adı üstünde yangın yılları ve yangınları anlatıyor şiirlerde. Şair aslında şiirlerle kendini ve yaşadıklarını sorguluyor. Değiştirilmesi gereken bir şeyler olduğunu ve bunların neler olduğunu bazen açık bazen kapalı bir şekilde vurguluyor.
Örneğin "Güneşi sen çekeceksin buluttan"
Ve bunları gayet estetik ve etik biçimde okuyucuya sunuyor.

DUA, Barbar ve Şehla'yı inceledi.
31 Mar 22:53 · Puan vermedi

Bir coğrafyanın tetik boşluğunda diye başlayan kitabımızda şairimiz daha çok toplumsal ve kültürel şiirlere yer vermiş. Şehir şehir bölge bölge zulme direnmiş mısralarında. Aşk biraz daha geri planda kalmış olsa dahi acılar sayfalardan kan misali damlıyor.

Yine atlar ve taylar dört nala doludizgin ilerliyor mısra mısra. Yalan Dünya'da hiç kendi olamadığını, sığındığı kıyıların tenha olduğunu söylüyor. Veda havası her daim hissediliyor.

Yani her zamanki gibi imgeler can alıcı bir yola girmiş beyninize hücum ediyor. Bazıları insani çok fazla düşüncelere sevk ediyor. Bazı şiirleri çok acayip güzel olsa dahi genel olarak diğer kitaplarına göre farklıydı. İsim babası barbar ve şehla şiirinden sonra Aklım tökezliyor şiiri çok iyiydi.