Denize kıyısı olmayan herhangi bir kentin
çiçek satan kadınlarının aç kaldığı muhitlerden
deniz kokusu tadında azalan umutlarımızı
mektuplaşmış, öylece uçsuz bucaksız gitmişiz
birbirimizden,
mutluluğun esamesi bile olmayan kadim yalnızlıklara
Senden kalanları ruhsatı elinden alınmış bir
kalemle kalbimin toplu mezarlarına gömdüğüm,
Kokunla nükseden acılarımı soğuk odamın
rutubetli duvarlarına çaldığım, her gece gibi
bir geceydi belki de
Dün gibi hatırladığım vaktini bilmediğim gidişin