E.C.BULAT

E.C.BULAT
Burası gökyüzünün düştüğü yer.
9/10
·320 syf.··
2023 123. kitabı
Yazardan okuduğum ilk kitap, çok beğendiğimi söylemeliyim. Geçmiş- günümüz şeklinde ikili zaman yazımlarını her zaman daha çok sevmişimdir bunun yanı sıra tek bir kişinin değil, üç karakterin ağzından okuma şansımız var. Bu da benim en sevdiğim detaylardan biri; farklı bakış açısı, hem konuyu daha detaylı anlamamı hem de gidişatı hızlandırıyor. Konusu ise; Nella bir eczacıdır fakat bilinenin aksine iyileştirmek için değil öldürmek üzere zehirler hazırlayan bir eczacıdır. Amacı bir kadına zarar vermek değildir tamamen erkekleri öldürmek üzere zehirler hazırlamaktadır. Bir gün yine bir zehir hazırladığı sırada zehiri almaya Eliza gelir ve hayatları bu noktada kesişir. On sekizinci yüzyıl’ ın ortasında kalan biri zehirci ve onun yaptıklarını öğrenmek isteyen Eliza. Bu ikiliyi okumak çok farklı idi. Özellikle Eliza öyle hayran bıraktı ki . Günümüze geldiğimizde bir kazı sırasında bulunan bir şişe ve onu araştırmaya başlayan Caroline. Bir şişe ve üzerindeki desen Caroline’ yi sırlar ile dolu bir geçmişe götürürken acaba Nella ile olan ortak bağları neler? Caroline kendi hayatındaki sıkıntılardan kaçmak için geldiği bu şehirde bulduğu o şişe ona ne demek istiyor? Peki Nella ve Eliza onlara ne oluyor da, Caroline onların sırlarını çözmeye çalışıyor? Her karakteri ayrı sevdim ama en çok Nella için üzüldüm sanırım, onu bu yola iten sebebi  Bu konu da okuduğum kitaplardan çok farklı bir havası vardı, üç kadının gözünden geçmişi ve geleceği görmek sanırım bu şekilde oluyor. Mutlaka okuyun, pişman olmayacaksınız
Kayıp EczacıSarah Penner · Yabancı Yayınları · 2023282 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

E.C.BULAT

, bir kitap okudu
9/10
·320 syf.··
2023 123. kitabı
Sarah Penner
8.1/10 · 282 okunma
10/10
·384 syf.··
2023 122. kitabı
Yine aşık olduğum bir kitabın sonuna geldim, daha uzun olsun isterdim, hatta bu çift için uzun bir seri fena olmazdı. Jason Thorn’u Sevmek, serinin ilk kitabı idi, onu da çok sevdim ama bu ikili benim favorim özellikle, Adam. Adam Connor’ u okudukça ve geçmiş ile ilgili olayların konuşulduğu kısımlarda çok etkiledim. O aileden sonra bu kadar düzgün biri olması takdire şayan. Lucy, karakter olarak ilk başlarda çok sinir bozucu gelse de onun hikâyesi belki de en yaralı olan. Hep bir çaba halinde ama başaramayacağından çok korktuğu için geçmişe saplantılı kalması üzücüydü. Ama okudukça ve bazı şeyler açığa çıktıkça iki karakteri de ayrı ayrı, hem de bir aradayken çok sevdim ve en çok sanırım Adam’ ın oğlunu çok sevdim. Ben zaten böyle romantik kitaplar okurken aile ilişkilerinin veya bekar bir babanın veya bekar bir anneyi okurken konunun bu kadar derinlemesine ve güzel ele alınmasını çok seviyorum. Bu alanda yazılmış kitapları okurken daha çok zevk alıyorum. Konusuna gelirsem eğer; Lucy sevgilisinden ayrılmış ve yeni bir daire arayışındayken arkadaşı Olive ve eşi Jason ile ev bulana kadar birlikte yasamaya başlar. Her şey güzel giderken yan eve taşınan Adam Connor ile Lucy’ in hayatı değişmeye başlar. Lucy aralıklı olarak evleri ayıran taş duvardan Adam Connor’ u izler. Ondan ilk görüşte etkilense bile, bir yanlış anlama sonucu Adam’ ın onu röntgenci sapık olarak tutuklatması ondan nefret etmesine sebep olur. Adam, çok geçmeden gerçeği öğrendiğinde acaba Lucy onu affedecek midir? Ya ilk dakikadan aralarında oluşan o kıvılcım ondan kalabilecekler midir? Her şey tamam olsa bile ya geçmiş, ikilinin ardında bıraktıkları geçmişleri önlerine çıktığında bakalım bu olayı nasıl atlatacaklar. İkiliyi okurken o kadar keyif aldım ki, gerçekten çok tatlılardı. Yazım dili akıcı bir
Adam Connor’dan Nefret EtmekElla Maise · Yabancı Yayınları · 2023634 okunma
9/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2023 121. kitabı
Her şey yok olduğunda, neye tutunursunuz? Dünya' nın sonu geldiğinde neler olacağını tahmin edebilir miyiz? Ya herkes gittiğinde, yaşamı devam ettirecek o gücü içimizde bulabilir miyiz? Çok etkilendiğimi ilk baştan söylemem gerek. Hem çok sade bir dil kullanıp hem de, bu kadar yıkıcı bir dille yazılmış bir kitap okumayı beklemiyordum. Sloane ve bir avuç hayatta kalmış insanın altı ay içindeki yaşam mücadelesini okurken çoğu sayfa da o durumdaki bir insanın etrafı ile değil de, kendi ile içsel çatışmasını okuyoruz. Geçmişin ve geleceğin içinde ailesini düşüne ve ruhu yara almış altı kişi. Bu alanda okuduklarım arasında en iyilerden. Ama keşke bir seri olsaydı, bence olabilirdi çünkü olaylar çok hızlı gelişmedi ve yazarın o duygu geçişlerini çok iyi yazdığını eğer bir final vermemiş olsaydı Soane için neler değişirdi diye düşünmeden edemedim. Sloane hastalık yayılmadan önce de ruhu çok yaralı idi. Virüsten önce başlayan duygusal yıkımını telafi edebelir miydi? Aklımda sürekli bu sorular. Hem tek bir kitap yazıp hem de olayların bu kadar yerinde yazılması beni memnun etti. Kıyamet dünya da kopmuş olsa da henüz Cortage Lisesi’ ne uğramamış olması, ölümün hem bu kadar korkunç olup hem de çekici olduğu çok az kitap vardır. Yaşamın acizliğine ve ölümün kıyısında gezen nefeslerin içinde kendime yer bulduğum bu kitap beni çok etkiledi. Bu tarz kurgular sevenler için nefis bir kitap, tavsiyedir.
Bu Bir Tatbikat DeğildirCourtney Summers · Yabancı Yayınları · 202362 okunma