Demet Akpınar

Aileler dünyalar yoğurmak ve kurmak konusunda çekingendiler önce, ama yavaş yavaş dünyalar kurmak tekniği onların tekniği oldu. Sonra liderler çıktı ortaya. Kanunlar yapıldı, töreler kondu. Ve bu dünyalar batıya doğru yürüdükçe daha yetkinleşti ve daha oturdu; çünkü onları kuranlar, kurmakta daha ustalaştılar.
Sayfa 237·Kitabı okudu
Reklam
"Bütün bunları ancak bir yılda öğrenebidim. Bu ders bana, iki çocuğumun ve karımın ölümüne mal oldu. Ama anlatmam size. Ah, keşke önceden bilseydim. Kimse önüme çıkıp da bana anlatmadı ki. Anlatamam size, çocukların nasıl ba-gırsaklan dışanı fırlaya fırlaya çadırda yattıklarını, nasıl bir deri bir kemik kaldıklarını, nasıl köpek yavruları gibi titreyip inlediklerini, benim nasıl para kazanmak, gündelik almak için değil, iş bulmak için didindiğimi..." diye bağırdı. "Allah'ım, sadece bir fincan un, bir kaşık yağ alabilmek için nasıl her yana başvurduğumu... Sonra hükümet doktoru geldi. 'Çocuklar kalp yetmezliğinden ölmüş, dedi. Bir kağıda yazdı. Çocuklar orada, bağırsakları domuzların sidik keseleri gibi dışarı fırlamış yatıyor, titreşiyorlardı."
Sayfa 233·Kitabı okudu
İnsanların, yerlerini yurlarını bırakıp gitmeleri kadar kötü bir şey yok. Bizlerin hepimizin toprağı ve evi vardı. Tembel değildik. Traktörler bizi sürüp atıncaya kadar çiftlik sahipleriydik.
Sayfa 229·Kitabı okudu
Hâla bilmiyorlar. Bu insanların batıya gitmelerinden... Çiftliklerini bırakıp gitmelerinden bir şey doğacak. Oyle bir şey doğacak ki, bütün memleket bu yüzden değişecek.
Sayfa 213·Kitabı okudu
Eski toprağımızdan ayrılmadan önce yoksulluk nedir bilmiyorduk.
Sayfa 170·Kitabı okudu