Yazar, "Beş yaş insanın en olgun çağıdır, sonra çürüme başlar.” cümlesi ile hem merak uyandırıyor hem de ironik üslubunu ortaya koyuyor.
Alper Kamu, beş yaşında olmasına rağmen yetişkinlerden çok daha keskin bir bakışa sahip, fantastik bir varlık. Onun gözünden dünyaya bakmak hem komik hem acı verici hem de düşündürücü. Topluma, aileye, adalete ve en çok da kendine dair yaptığı gözlemler beni derinden etkiledi. Sanki konuşan bir çocuk değil, içimizde bastırdığımız sorgulayan yanımızdı. Özellikle zihnindeki düşüncelerin macerasını anlattığı bölüm, ayrı bir kitap olarak bile genişletilebilir.
Kitabı okurken sık sık durup düşündüm. Kendime şu soruyu sordum: Alper Kamu'nun yalnızlığı ve zihnindeki kavgası aslında hepimize mi ait?
"Dünya hala dönüyordu işte. Bütün pespayeliğiyle."
Kendine dışarıdan bakmak isteyen herkese öneririm.
... insanın Tanrı'yı görmeye katlanamadiği için ışığa ihtiyaç duyduğu gibi tuhaf bir fikre kapılıverdim. Karanlık Tanrı'nın ta endisiydi. Size şahdamarınızdan daha yakın. her yerde olan ve gören, her zaman sizi sarmalayan başka kim olabilirdi ki? Siz onu göremezdiniz çünkü ışığın ardına saklanırdı.