Öncelikle yazar çok iyi araştırmasi sonucu bu kitabı yazmış. "Bin tanrılı ülke " kayıp gitmiş bir uygarlığı tanımanın mutluluğunu yaşadım. Yazarın dili çok sade, kitap çok akıcı. Hititler'in temizlik konusundaki kuralları çok sert. Eğer yemekten kıl veya kötü birşey çıkarsa yemeği yapan kişiye dışkısını yedirip, idrarını icirtiyorlarmis. Kralın yemeğinde kötü birşey çıkarsa hem kral hemde tanrıya saygısızlık yapıldığı için yemeği yapan kişiye idam yada sürgün cezası veriliyormuş. Hititlerin su anlamına gelen "watar" yazı dilini ingilizce "water" ile eleştirmesiyle çözülmesi hititlerin hint avrupa dilini kullanan bir uygarlık olduğunu büyük bir ihtimalle doğu avrupadan karadeniz üzerinden anadoluya gelip yerleştiklerini gösteriyor. Günlük yaşamlarını, festivallerini, kanunlarını vb. Kıl tabletlere yazmasıyla 3000 yıl sonraya kendilerini aktarmış oldular. Kitap mutlaka okunmalı ve yaşadıkları yerler gezilmeli diye düşünüyorum.