Sorarım size, yüksek düşünceler kimde doğar? Bir köşeye çekilmiş bir zenginde mi, yoksa kendini her türlü maddiyattan, alışkanlık zincirinden kurtarabilmiş bir insanda mı?
En ufak bir ot sapı, bir böcek, bir karınca, altın kanatlı arı, zekadan yoksun oldukları halde, hepsi şaşılacak bir kusursuzlukla kendilerine çizilen yolu bilirler, bu halleriyle Tanrının sırrının canlı birer küçücük parçasıdırlar.
Malûm ya, aşk ve muhabbet su götürür şeylerden değildir. İnsan bir kere fitili aldı mı, idare kandili gibi, sabahlara kadar yanar tutuşur. Herkesin sevdası da bir olmaz. Kimisi, içinden yanar da belli etmez. Yalnız, aşk can yakıcı alevini sevgiliye “ah!” şeklinde gösterir.