Bu dünya sadece güldürenlerin dünyası değil bir de gülenler var. Ve en tehlikelisi; o sahneyi kurup herkese yukarıdan bakanlar.
Birileri çıkıyor ortaya, kendini anlatıyor sanıyor.
Birileri karşısına geçiyor, eğleniyor sanıyor.
Ama görünmeyen yerde oturan başka yüzler var; ne sahnede ter döküyorlar, ne salonda alkış tutuyorlar.
Sadece izliyorlar ve çatlayıncaya kadar herkese gülüyorlar.
Çünkü onlar için insan, ya eğlence malzemesi,
ya da reyting rakamı.
Birinin hayali, diğerinin kahkahasına dönüşüyor.
Birinin utancı, diğerinin kazancı oluyor.
Sonra toplum birbirine bakıp ne kadar aptallaştık diyor.
Ama kimse dönüp de o aptallığın nasıl üretildiğini konuşmuyor.
Çünkü artık sahneler gerçek yetenek için değil;
insanın düşmesini izlemek için kuruluyor.
İnsanlar düşünmesin diye güldürülüyor,
sorgulamasın diye oyalandırılıyor.
Ve en acısı ne biliyor musun?
Maymuna çevrilen sadece sahnedeki değil.
Kahkaha atarken kendini özgür sanan da,
o oyunun bir parçası oluyor.
Bazı kahkahalar mutluluktan değil; insanın kendine yabancılaşmasından çıkıyor.
Çünkü mesele sadece gülenler değil,
o kahkahayı yöneten görünmeyen eller.