Ebru

Ebru
Arşiv olarak kullanıyorum.
Puan vermedi·228 syf.·
2021 6. kitabı
Cumhuriyet'in ilk yılları Anadoluda yaşananları, bozulmuş Anadolu beylerinin sahte ve acımasız şeyhleriyle köylüler arasında yaşananları anlatan samimi ve sürükleyici bir kitap ve güçlü bir kadın CEMO. Zaman şartlarında düşününce takdir edilesi bir minik alıntı bırakarak sizi kitabın kendi özetiyle baş başa bırakacağım. " ...Parasına güvenenler kızı başkasına kaptırmamak için heybesini altın doldurup getirirlerdi. ... Oysa ben kızımı para ile satmaya niyetli değildim. Para benim neme gerek. Para ile satılan bura kızları gibi, ömrü boyunca beğenmediği bir herifin kulu olmasına gönlüm razı değildi." Cumhuriyet'in ilk yılları. Doğu Anadolu'nun yaman coğrafyasında, aman vermez ikliminde, bin bir oyunuyla insanı coşturan, yoran doğasında yaşayan bir söylence Cemo. Kömür gözleri Ocak alevi gibi yanan, kara saçları gök ışıltıları taşıyan, çatıldığında hançere dönüşen kaşlarıyla yürek yakan Cemo. Baş eğmeyen, Nuh dedi mi peygamber demeyen Cemo, insanlarına da, hayatına da dişiyle tırnağıyla sahip çıkan yiğit bir kadın. Doğu Anadolu'da bir masal gibi dilden dile anlatılan hayatıyla edebiyatımızın simge isimlerinden biri, unutulmaz bir roman kahramanı. Kemal Bilbaşar'ın ağalık düzenindeki insanları, aşiret törelerini, inançlarını, yaşama biçimlerini olanca gerçekliğiyle yansıtan bir dille yazdığı, ilk kez 1966'da yayımlanan Cemo, bir direnişin romanı. Aradan geçen yıllar kitabın tadını azaltmamış; daha artırmış.
CemoKemal Bilbaşar · Can Yayınları · 20232,131 okunma
Puan vermedi·240 syf.·
2019 25. kitabı
Üniversitedeyken okumuş olduğum benim için anlamı çok büyük bir kitap. Gölge'nin öğretmen kimliğini bu kadar net görebildiğim ilk kitap, ilk sohbet. Kitapta yazarın hayatının anlatıldığı kısımda aynen şöyle bir cümle var " ... Şimdilerde öğrencileriyle birlikte yapımcı, senarist, yönetmen, ressam, sporcu, tiyatrocu, şair, müzisyen, komedyen, moderatör, koordinatör, dekorasyon ustası, tekniker, tasarımcı, boyacı ve rapçi olarak hayatına devam ediyor. Boş vakitlerinde ise gözlüğünü ve takım elbisesini çıkarıp, pelerinini takarak çocukların süper kahramanı oluyor." Bunu okuduğumda vurulmuştum. Mesleğe başladığımızda burda yazanları içimiz rahat ve içimizden gelerek söyleyebiliyorsak işte o zaman gerçek bir 'ÖĞRETMEN'iz bence. Doğru bilinen yanlışlara, hiç düşünülmemişlere farklı bakış açıları getiren, sorgulayan ve okurken nihayet sorgulatan bir yaklaşımla yazılmış. Okumak, araştırmak, bilim ve sorumluluk alma bilinci tek tek inancımız ve toplumsal değerlerimizle, kültürümüzle ve bize gölgesinde dinlenecek bir vatan bırakan ışıklı 'GÖLGE' mizin ilkeleriyle tek tek bağdaştırılmış bu kitapta. Müslümanım diyorsanız, vatanımı seviyorum diyorsanız, insanım diyorsanız, Gölge'yi biliyor ve seviyorsanız yapmanız, yapmamız gereken çok şey var. Ezberli şeyler yetmiyor ve bunu okurken yüzünüz kızarak hatırlıyorsunuz ve daha önemlisi bitirdikten sonra okumaya başladığınızla aynı insan olmayacaksınız. Her eğitimciye,insana katacak birşeyleri var bu kitabın. "Yaşayamadıklarım değil, yaşadığım ne varsa onlar beni ben yapacak. Yaşamak istediklerimi tek tek bana vererek..."
Eğitim
GölgeAhmet Naç · Doğan Kitap · 20181,317 okunma
Puan vermedi·68 syf.·
2020 4. kitabı
Kitap bittikten sonra durdum ve dedim ki acaba ben mi anlamadım? Ancak yorumları okuyunca kaçırdığım birşey yoktu herhalde diye düşünüyorum. Stefan Zweig'ın okuduğum ilk kitabı ve son yapmış olduğum kitap alışverişinde 3 kitabını daha almıştım bununla birlikte. Diğerlerini okumadım ama onları daha çok beğeneceğimi düşünüyor ve umuyorum şimdiden. Vakit ayırırsanız bir ya da iki saatte birinin günlüğünü okurmuşçasına bitirebileceğiniz bir kitap. Kitabı bir kez duyanların bile bildiği gibi "Sana, beni asla tanımamış olan sana." diye başlayan bir mektubu okuyorsunuz aslında. Aşık olsaydım ya da birini çok başka sevmiş olsaydım daha mı duygulu okurdum diye düşündüm durdum okurken ama, mantık ve duygu ikileminin ötesinde sağlıksız bir sevgi olduğunu düşünüyorum kitaptaki o "ulu" aşkın. (!) Alıntı olarak da paylaştığım bir iki duygu tahlilinin dışında, hemen herkesin ortaokul yıllarında birine duyduğu ilgiyi o olmazsa yaşayamamlarla anlatmasına eşdeğer bir dilde yazıldığını düşünüyorum. Kısacık bir kitap olduğundan daha akıcı ve heyecanla okumayı beklerdim ama sonlara doğru tanımadığım ve hiç ilgilenmediğim birinin günlüğünü okuyormuşum hissi uyandı bende. Okuyacak çok kitaplarımız olsun, keyifli okumalar dilerim.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,2bin okunma
Puan vermedi·147 syf.·
2020 1. kitabı
Yaşanmış bir hikaye. Fakir Baykurt. Hasta yatağında yazılmış son kitabı. Öyle ki kitabın sonlarına doğru bir anda konuşuyor yazar ve diyor ki; "Sevgili Okur; gördüğün gibi bu romanda Murat'ın
1000Kitap
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,2bin okunma
Puan vermedi·114 syf.·
2019 41. kitabı
Ben bu kitaba inanamadım! Server Gözbudak. Sen ben benimle konuştun mu? Seni bana birileri mi anlattı, içindeki Server mi açtı kendini bana?! Kitabın farklı ağızlardan gidiş gelişlerini hayranlıkla okudum. Yazdıklarından çok çok daha fazlası geçti zihnimden sevgili Oğuz Atay'ın. Sanki yazılanlar içimde bişeyleri kaşıdı. Bir düşünceler yolculuğunda buldum kendimi. Pek zaman bulamamdan yaklaşık iki haftada okudum ancak tek solukta bitirilebilir bir kitap. Hoş, tek solukta bitirmek de haksızlık olacaktır, yetmeyecektir diye düşünüyorum. Eylembilim. Diğer Oğuz Atay kitapları gibi, bunu da gönül rahatlığıyla ancak biraz sancılı düşünce rahatsızlıklarıyla okuyabiliriniz. Ancak seve seve...
1000Kitap
EylembilimOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 20206,8bin okunma