Emine Bulut ölürken kamera ile çekenler,videoya alanlar vardı!Bir kadın polise "Kocam beni öldürecek ."diyor polis susuyor!Al sana Santiago 'nun öldürüleceğini bilip susan kasaba halkının 21.yüzyıldaki hali.
Bir cinayet bu kadar sessiz karşılanabilirdi!
Bugün pazartesi şansa bakın kitap adı gibi kırmızı bir pazartesi yaşattı bana.
Kitap bir namus cinayetini ele alıyor.
Kitabın sayfasını açar açmaz Santiago'nun öleceğini zaten okuyorsunuz.Katil ortada...Pardon "KATİLLER"...Herkes Santiago'nun öleceğini,kimin öldürüleceğini,nasıl ve ne zaman öldürüleceğini biliyor.Ama herkes bu duruma karşı kör ve sağır.Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığı hakim resmen!Aslında günümüzde insanların çoğu bu tavır ve harekette değil mi?
Kitabı okurken kadınlara nasıl gözle bakıldığını anlamamak elde değil.Acı çeken ve çektiği acı sayesinde mükemmel gözle bakılan kadınlar.Kısacası saçma sapan bir ölçüt yine .Kadınlar ister acı çeksin ister çekmesin her hali ile mükemmeldir.
Romanda Angela evlenmeden önce Santiago ile beraber olmuştur.Evlendiği zaman bakire olmadığı için kocası onu baba evine geri getirir.Ve şansa bakın geri kafalı ikiz kardeşler kız kardeşi ile olan Santiago'yu "namus"adı altında öldürür!Ve tabiki aynı gün içinde Angela dövülür!Ne için peki?Sevmediği bir adamla evlenip,bakire olmadığı için.Bakire olmak kadınların ölçütü değil hele namus ölçütü hiç değil.Namus sadece kadın adı altına yakıştırılan bir etiket olmamalı!Birde bu cinayeti işledikten sonra faillerin vicdanın rahat olması sırf namus için!Mükemmel zihniyet.
Kitap dolu günler...