“İnsanların inançları ve o inançlara bağlı geliştirdikleri yöntemler yaşantıdan doğar. O yöntem işe yarıyor gibi gelir ve kişi onu sürdürmeye devam eder. O yüzden o döngüyü kırmanın yolu yeni bir yaşantı üretmektir.”
“Çünkü insanın kötüye bakma eğilimi evrimsel bir meseledir. Otoyolda karşı şeritteki kazaya bakmamızın nedeni merak değil, Bu benim başıma da gelir mi?" sorusudur. Aynı şekilde sosyal dünyada da kim ne yaptı, kime ne oldu bilmek isteriz. Çünkü dostu ve tehdidi birbirinden ayırt etmek zorundayız.”
“İçimizde sürekli taşıdığımız bazı sorular vardır. Yüksek sesle tekrarlamayız onları belki, ikide bir yinelemeyiz; hatta belki bu soruları sorduğumuzu bile fark etmeyiz. Günlük hayatın hayhuyunda, işimizde gücümüzde, kalabalıklar içinde, tenhada, evde, yolda, arkadaşlar arasında ve yalnız başına... Aklımıza düşer. Sorarız. İşte bunlardan biri:
Bana ne oluyor?”
Adam yolda bir arkadaşına rastlar, selamlaşırlar. "Neler yapıyorsun?" diye sorar adam. Arkadaşı, "Hızlı okuma kursuna gidiyorum," der. "Peki, hangi kitabı okuyorsun?" Arkadaşı cevap verir; "Savaş ve Barış'ı yeni bitirdim." Adam şaşırır; "Ne kadar sürede?" "Bir günde," der hızlı okuma kursuna giden adam. Beriki, "Peki, ne anlatıyor?" diye sorduğundaysa şu cevabı verir; "Olaylar Rusya'da geçiyor"