“Bugün de gökyüzü konuştu.
Bir yanım turuncuya boyandı, diğer yanım geceye karıştı.
Her şey olduğu yerde kaldı ama içimde bir şey eksildi sanki.
Sokak lambaları sessiz, rüzgarın sesi bile düşünceli.
Ay, sanki bir şey söylemek ister gibi orada duruyor… ama ben anlamıyorum.
Kendimle aramda mesafeler var artık.
Ne kadar yürürsem yürüyeyim, aynı noktada dönüp duruyorum.
Bir zamanlar içimi ısıtan şeyler, şimdi sadece hatırlatıyor.
Belki de büyümek, bir şeyleri geride bırakmak değil;
geride kaldığını kabullenmekmiş.
Gökyüzü değişiyor, renkler susuyor,
ve ben yine aynı soruyu fısıldıyorum içimden:
‘Bu kadar sessizliğin içinde hâlâ beni duyan biri var mı?’”