*MÜRŞİD MUHABBETİ TAASSUP DEĞİLDİR.*
Allah için muhabbet hak ama taassup yasaktır. Kul, nefsini ve çıkaranı savunmak için değil, hakkı korumak için yaratılmış ve mükellef yapılmıştır.
Hak, herkesin kendince güzel gördüğü şeyler değildir. *Cenabı Hakk'ın güzel olarak bildirdiğidir.* Nefsini kurtarmak isteyen rabbine teslim olmalı. Makbul Sevgi, ilahi rıza ve edebe uyan sevgidir. Herkes kimi niçin sevdiğine bakmalı. Çünkü Allah rızası için birbirini sevenler hariç, bütün dostlar ahirette birbirinin düşmanı olacaktır.
*"O gün (Allah için birbirini seven) muttakilerin dışında bütün dostlar birbirinin azılı düşmanı olur."* (Zuhruf suresi 67) Ayeti bize bu gerçeği haber verir.
Peygamber efendimiz (sav) de şöyle buyurur: *"Kişi sevdiği ile beraberdir."* (Buhari, edep, 96)
İnsan sevgide sınır koyamayabilir. Bu yüzden kendi mürşidini, hocasını övmek isterken, bir başka salih insanı, kamil mürşidi karalama ve yalanlama yoluna gitmemelidir.
Bütün salih müminler, kamil mürşitler birbirlerinin kardeşleridir, dostlarıdır. Çünkü peygamber efendimiz (sav) şöyle buyurur:
*"Benim asıl ehli beytim takva sahibi olanlardır. Kim olursa olsun, nerede bulunursa bulunsun."*
(İ. Ahmed, Müsned, 5/235)
Bu Hadis-i Şerife göre takva ehli bütün kamil mürşitler (manevi olarak) Efendimizin ehlibeyti'dir.
*"Alimler peygamberlerin varisleridir."* (Ebu Davud, İlim, 1) Hadisinden de anlıyoruz ki bütün Rabbani alimler, efendimizin manevi yükünü taşımakta, ümmetin manevi terbiye işini yürütmektedirler. Öyleyse onların her biri, Allah rızası için ve Resulullah (sav) hatırına sevilmeye, övülmeye layıktırlar.
Ancak insan tabii olarak, terbiye ve sohbetine katıldığı bir mürşidin hukukunu korumada, onu sevip tanıtmada, güzel hallerini yaymada öncelikli davranabilir. Ama bu, taraf tutma ve taassupla