Ne yaparsan yap, nereye gidersen git, hayat öcünü alır senden. Doğal, harikulade bir buluş bu. Ektiğin, diktiğin söktüğün, yerle bir ettiğin her şeyin yerini, senden bir şeyler alarak ya da sana bir şeyler katarak doldurur hayat. Ne yazık ki, ektiğin kötülüğün karşılığını alacaksın. Ölmedin. Sürünmedin. Delirmedin. Şimdilik... Ama işte öcünü yavaş yavaş alıyor senden.
İnsan tam umudunu kesmişken ansızın bir şey olur. Hiç beklemediğim bir şeydir bu. Ya umut ettiğin yerde her şey yerle bir olur ya da umudunu kestiğin yer bir bahçeye dönüşü verir...
Ölüler, evlerine gidene kadar kaç kişiyle yüzleşir, kaç şehir geçerler, kaç noktada durdurulur, kaç omuzda taşınırlar, kaç sınır, karakol görürler; gidene kadar soğuyan acılarından kaç kez haberleri olur? Ölüler hatırlandıklarında mı, yoksa unutuldukları zaman mı ölürler?