Kitabı okurken aklıma Özdemir Asaf'tan şu sözler geldi
'Yaşam öyküleri, sanıldığınca karışımsız değil, karışımlıdır.
Her bir yaşam öyküsü, öbür yaşamların parçacıklarıyla tamamlanır.'
Mücella tam olarak hayatındaki insanların tamamlayıcı parçası olmak için, kendi hayatı hakkında durup düşünmeden, sorgulamadan yaşamış. Tüm ömrü boyunca saf ve gerçekçi bir gözlemci olmuş.
Mücella'da kendimden çok şey buldum ama okurken Mücella'ya sinirlendiğim, sevindiğim, 'Helal olsun' dediğim yerlerin sayısı çok az. Ben onda günlük hayatta üzerinde düşünmediğim detayları gördüm. Mahalleden biri gibi çok sevdim, benimsedim. Kısaca Mücella aslında insanın dünyada hiç bir şeyi yokken çok şeyinin var olmasını, çok şeyi varken de aslında dünyada gelir geçer olduğunu anlatıyor baktığı pencereden.