Sizi teselli etmeye çalışan o kişinin, zahmetsiz bir şekilde, size iyi gelen o sade ve sessiz kelimelerin arasında yaşadığını düşünmeyin. Onun hayatında çok fazla dert ve üzüntü mevcuttur ve kendisi sizden bir hayli geridedir. Fakat hayatı farklı olsaydı, o kelimeleri bulmaya asla güç yetiremezdi. 
İçinizde taşıdığınız dünyayı düşünün. Ve bu düşünmeyi nasıl isterseniz öyle adlandırın: ister çocukluğunuza dair anılarla ister kendi geleceğinize duyduğunuz özlemle. Ama içinizde ayaklanan şeye dikkat edin ve onu çevrenizde idrak ettiğiniz her şeyin üstüne koyun. İçinizde cereyan eden şeyler bütün sevginize layık şeylerdir.
Lütfen düşünün, büyük üzüntüler daha ziyade tam benliğinizin orta yerinden geçip gitmiş değil midir? Varlığınızın herhangi bir noktasında bu üzüntü sırasında değişime uğramış olamaz mısınız? Sadece onların sesini bastırmak için insanların arasına taşıdığımız üzüntüler tehlikeli ve kötüdür.