Hani bazı gözler olur ki sonsuz bir karanlığa açılmış kadar uçsuz bucaksız , dipsiz kuyularına akıl sır ermez , öyle derinler ki bütün hisleri içine çeker…
Hatıralar mekan ve zamanın etkisiyle yıpranmış , delik deşik olmuş bir sayfaya benzer.Geçmişte en çok etki eden şeyler hafıza defterine en derin kazılır , onlar kalır.
Kitap başlangıçta çok ağır ilerlesede sonrasında hızlıca akıp gitti.Psikolojik bir roman olduğundan dolayı karakterlerin iç dünyalarının incelenmesi çok derin ve çok yoğun biraz bu kısımlar yorsada insan varlığının duygularını yaşayışı , ruhunun serzenişlerini okurken hissetmeniz mümkün.Kitabın ana konuları yasak aşk , namus ve sadakat üzerinde dökmekte.Keşke Süreyya Suat’ın ona karşı inceliklerini görebilseydi.Bir yalı bir kayığa eşini unuttu adam.Oysaki Suat her şeyi onun mutluluğu için yapmıştı….Tam o esnalarda Necip’in ilgi alakası Suat’ın ruhunu okşaması kaçınılmaz bir sonu getirdi , yasak aşkı….Keşke aşklarına sahip çıkabilselerdi.