Geniş kitleler mala, mülke, yaşamın nimetlerine karşı ilgisizlik ; ıstıraba, ölüme karşı da küçümseme duymayı öğreten bir düşünce akımını benimseyemez. Neden derseniz; zenginlikten, refahtan nasibini almamış bir çoğunluk, ıstırabı küçümserse sürdürdüğü yaşamı küçümsemiş olur..
Acıya önem vermemek için ya durumunuzdan sürekli memnun olmak, her şeyi doğal karşılamak, yani şu yaratığın durumuna düşmek gerekir.(insanlıktan çıkmış yağ tulumu şişko köylüyü gösterdi) Ya da acılar içinde öyle kıvranmalısınız ki hiçbir şey duymayasınız. Başka bir deyişle, yaşamıyorsunuzdur artık..
Bir yerim ağrıdığında bağırıp sızlanıyorum; alçaklığa öfkeyle, ahlaksızlığa nefretle karşılık veriyorum. Bana göre gerçek yaşamın özü budur. Bir canlı ne denli eksik yaratılmışsa o denli duyarsız olur; yapısının gelişip serpilmesiyle duyarlılığı, tepki gösterme gücü artar.