"Mesela neden senin odanda duran, sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken ya da uyurken seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim? Neden değilim?"
"Milena, bana göre sen bir kadın değilsin, sen küçük bir kızsın, senin içinde masum bir küçük kızdan başka bir şey yok ve senin gibi küçük bir kızın elini kirli, titreyen, pençe gibi, berbat, güvenilmez ve soğuk elimle hiç tutamam."
Rüzgâr uğuldarken bozkırda serin,
Gök çadır, yer yurt, biz ise derin.
Bir iz bırakırız taşlara kazın,
Türk’ün yazgısını yazan bir erin.
Kılıçla çizildi bu kader yolu,
Ateşle yoğruldu milletin kolu.
Gök gürlese de, fırtına esse,
Düşmez bu bayrak, eğilmez solu.
Zindanlar çökse de çelik irade,
Yıldızlar şahittir andımıza.
Ölüm bile bir düğündür bize,
Tanrı Dağı çağırır sonunda.
Fatih Şallı