Dilek Uçar

Başını çevirip nefesini Judith’in kulak kıvrımlarına doğru bırakıyor; gücünü, sağlığını, her şeyini, bu nefesle ona veriyor. Sen kalıyorsun, diye fısıldıyor, ben gidiyorum. Bu sözcükleri kardeşine iletiyor: Hayatımı san vermek istiyorum. Al, senin olsun sana veriyorum. Birlikte yaşamaları mümkün değil: Bunu Hamnet de görüyor, Judith de. İksine de yetecek kadar hayat, hava, kan, yok. Belki de hep böyleydi. Birinden biri yaşayacaksa, bu Judith olmalı. Hamnet öyle istiyor. Yorganı iki eliyle sımsıkı yutuyor. Hamnet öyle buyuruyor. Öyle olacak.
Alıntı
Reklam
Hamnet aynı görüneceklerinden emin. Kimin kim olduğu anlaşılmayacak. Ölümü kandırmak, Judith’in yerine onu almasını sağlamak çok kolay olacak.
Alıntı
Omzunun üstünden kapının yanındaki karanlık tünele bakıyor. Dipsiz, yumuşacık, mutlak bir karanlık. Arkana dön, diyor ölüme. Gözünü kapa. Bir saniyecik.
Alıntı
Hamnet ölümün odada, kapının orada bir yerde, gölgelerin içinde durduğunu, onlara bakmadığını ama yine de izlediğini, hep izlediğini hissediyor. Ölüm onları izliyor, zamanını bekliyor. Derisiz ayaklarıyla, nemli kül kokan nefesiyle süzülerek gelip Judith’i soğuk kollarıyla saracak ve Hamnet onu kurtarmak için hiçbir şey yapamayacak. Onu da götürmesi için ısrar etse mi acaba? Şimdiye dek hep yaptıkları gibi, birlikte mi gitmeliler ?
Alıntı
Hamnet kendini bildi bileli hissettiği şeyi bir kez daha hissediyor: Judith onun yarısı, ikisi bir cevizin iki yarısı gibi birbirlerine bağlılar. O olmazsa Hamnet eksik kalır, yitip gider. Judith’in koparılıp alındığı yerdeki yara ölene kadar kapanmaz. Onsuz nasıl yaşar ki ? Yaşayamaz. Kalbe ciğerler olmadan yaşamasını, aynı gökyüzünden koparıp alarak yıldızlara onun yerini almalarını söylemek, arpanın yağmursuz büyümesini beklemek gibi bir şey olur bu. Derken büyü yapılmış gibi, Judith’in yanaklarında gümüş rengi sazlar misali gözyaşları beliriyor. Hamnet bunların kendi gözyaşları olduğunu, kendi gözlerinden onun yüzüne damladıklarını biliyor ama onun gözyaşları olmaları da mümkün. İkisi bir bütünün parçaları.
Reklam