Edip Bingöl

Edip Bingöl
@Edip_Bingol
Tüm put ve partilerden uzak - sade(ce) bir kul
Aziz/e kardeş!
Risale-i nur'dan hayatına hayat katacak bir cümle yaz deseler, işte bunu yazarım; 👉"Bütün eşya, bir tek teveccühüne bedel olamaz" Ey kardeş! Dost, mal, evlât, hattâ bütün âlem-i kevn ü fesad, bir tek nazar-ı rahmetine, bir tek teveccüh-i İlâhiyyene bedel olamaz! İşte bunun için, kalbini bütün bütün O’na ver, O’nun rızasını her şeyden evlâ tut!
Reklam
Ya Rabbi!
Senin vâhidiyet içindeki ehadiyet cilven olmasaydı, kesret deryasında boğulur, bir damla suda bile Sen’i bulamazdım. 👉Vâhidiyetinle “Hepsi Sen’densin” der, şükrederim; 👉Ehadiyetinle “Bu damlada bile sadece Sen varsın” der, hayret ederim. Nefesim Sensin, hayatım Sensin. Her zerrede Sen’i görmek nasip eyle. Âmîn, bi-hürmeti seyyidi’l-mürselîn.
“(İnsan) bir mu'cize-i kudret ve netice-i hilkat ve acube-i san'at olarak şu dünyaya gönderilmiştir.” (23. Söz) “Mu'cize-i kudret”: İnsan Cenâb-ı Allah’ın kudretinin mu’cizesidir. “Netice-i hilkat”: Kâinatın yaratılışında asıl netice insandır. Her ağaç kendi meyvesi ile isimlendirilir (mesela portakal ağacı). İnsan kâinatın meyvesidir. Kâinat da şecere-i insaniye olarak isimlendirilebilir. “Acube-i san’at”: İnsan sanat yönüyle acayip olan (teknoloji harikası da diyebiliriz) bir mahluktur. Cenâb-ı Allah’ın kulluk robotudur. “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zâriyât/56) Cep telefonu gibi çok fonksiyonlu bir aletten bahsettiğimiz zaman, içinde yüz tane aplikasyon olduğu halde, yine de “telefon” olarak isimlendiriyoruz. Mesela “hesap makinem” demiyoruz. İletişim aygıtı özelliğini yitirirse, telefon olma özelliğini de yitiriyor. İnsan, başka fonksiyonları olsa da (ancak ve ancak) ibadet için yaratıldığından, ibadeti terk ettiğinde insan olma özelliğini de yitiriyor.
Eğer Mehdi acele edip gelse,
👉baş-göz üstüne,hemen gelmeli.Zira güzel bir zemin müheyya ve mümehhed oldu. Zannettiğiniz gibi çirkin değildir. (Münazarat, s.26) Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim; sizler cennet-âsâ bir baharda geleceksiniz. Şimdi ekilen nur tohumları, zemininizde çiçek açacaktır. (Münazarat, s.42)
Aziz/e kardeşim!
Fâni dünyanın bekasız ve ağır işlerinin verdiği gaflet ve sersemlikten ruhlarımızın teneffüs ihtiyacını tatmin eden YaBakiEntelBaki hakikati... Ruhunun çığlıklarını duy! Ebed! Ebed! nidasına daha ne kadar s/ağır kalacaksın?...
Reklam