“Sorarlarsa, ‘Ne yaptın bu dünyada? Diye, rahatça cevap verebilirim yanıtını: Yalnız kaldım. Kalabildim! Altı milyar insanın arasında doğdum. Ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından…”
"Kimsin sen?"dedi.
"Ben Mutlu Prens'im"
"O zaman neden ağlıyorsun?" diye sordu Kırlangıç. "Sırılsıklam ettin beni."
"Ben canlının ve yüreğim insan yüreğiyken," diye cevap verdi heykel,"gözyaşlarının ne işe yaradığını bilmezdim, çünkü üzüntünün girmesine izin verilmeyen Kaygısızlık Sarayında yaşardım. Gündüzleri arkadaşlarımla oyun oynardım, akşamsa Büyük Salonda dansın başını çekerdim. Bahçenin etrafında çok gösterişli bir duvar vardı, fakat hiçbir zaman o duvarın gerisinde ne olduğunu merak etmedim, çevremdeki her şey o kadar güzeldi ki. Saraydakiler Mutlu Prens derlerdi bana, gerçekten de mutluydum ve öyle öldüm. Sonra da, ben öldükten sonra heykelimi buraya, böyle yükseğe diktiler; şehrimin bütün çirkinliğini, şehrimdeki bütün yoksulluğu görebileyim diye ve kalbim kurşundan da olsa ağlamamak elimden gelmiyor.