"Bize ait olduğunu düşündüğümüz her şey bize verilen bir emanettir, tıpkı hayat gibi. 'Bunu ben kendim yaptım' dediğiniz anda büyük bir kırılmayla karşı karşıya kalabilirsiniz."
"Hayat, sonsuz bir koşuşturmaca içinde geçtiğinde içe bakışımız kayboluyor. Hep dışarıya baktığımız zaman, dışarıdan bir medet umduğumuz, alkış beklediğimiz zaman, iç alemde yalnız kalıp kendimizle konuştuğumuz, dış alemden saklanabileceğimiz zamanlar azalıyor."
"Eğer insanın terbiyesinde veya eğitiminde bidayetten beri o aşkın kaynaktan gelen haberin varlığı ve bunun değerli olduğu işlenmemişse böyle bir veriyle kırklı-ellili yaşlarda karşılaştığı zaman onu kabul etmekte çok zorlanıyor. Buna hep akli bir ispat arıyor. Halbuki yok, bunu böyle kabul edeceksiniz. Bu sebeple, çocukluktan itibaren aklın ötesindeki alanı eğitmek çok önemli."
"Büyütür insanı vazgeçmek. Kalbin sivri köşelerini yontar, kıymıklarını temizler. Günün sonunda neyden vazgeçtiğini unutma diye çerçeveletip hayatının en güzel köşesine koyabileceğin birkaç santim öfke kalır geriye. O öfke zamanla kalbini, aklını yoklar. Ama vazgeçmemiş olmak kadar acıtmaz hiçbir zaman."