Kitabın ismi "altı dakika tekniği"nden geliyor. Kitapla birlikte öğrendiğim bu teknikten kısaca bahsetmek gerekirse yazara bir kelime veriliyor ve 6 dakika içerisinde bu kelimeyle alakalı kısa bir metin yazması isteniyor.
Kitabın yorumuna gelecek olursam, zaten her kelime icin ayri metin yazıldığından, bölüm bölüm diyebiliriz. Bölüm bölüm ve birbiriyle alakalı şekilde ilerlemeyen konulardan oluşan kitaplar genelde biraz kopuktur, ya da bana öyle gelir.
Bu tür kitaplar kaliteli yazılmalıdır ki okur olarak bir sonraki sayfayı merak edelim ,dağilmayalım, devam edebilelim kafamız karısmasın.
Ancak bu kitapta kopukluk ve dağılma fazlaca oldu benim için. Çünkü zaten ayrı bölümler ve yazarın kullandığı teknikten ötürü de kelimeyle alakalı aklına gelenleri yazıyor. Yazar zaten birçok kısımda yazma konusundaki becerisinin acemliğini ve bu tekniğe olan yabancılaşmasını dile getirmiş:) Bende onunla aynı fikirdeyim bu sebeplerden ötürü...
Belki tekniğin farklılığından belki yazarın benimseyemeyişinden biraz basit bir esermiş gibi geldi.
Ancak üslubundaki samimiyet, ve bazı bölümlerlerin kalitesi, hissedilerek yazılmış olması da güzel noktalarındandı.